(2004 S. K. m. 67)
Dava: Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün duruşmalı olarak temyizen tetkiki davacı vekili tarafından istenmiş ise de 27.5.2010 tarihli dilekçeyle duruşma isteğinden vazgeçildiğinden incelemenin evrak üzerinden yapılmasına karar verilmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Dava, mermer imalatından kaynaklanan alacağın tahsili istemiyle yapılan takibe vaki itirazın iptaline ilişkindir. Davalı, icra dairesinin yetkisine itiraz etmiş, borcunun tamamını ödediğini belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davalının yetki itirazı ve takipte dayanılmayan belgeye dayanılarak davanın kanıtlanamayacağından bahisle dava reddedilmiş, karar, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Taraflar arasında mermer imalatı konusunda sözlü anlaşmanın varlığı uyuşmazlık konusu değildir. Davacı, mermer imalatının cari hesap bakiyesinden 254.200,00 TL alacağı kaldığı iddiasıyla davalı aleyhine takibe geçmiştir. Davalı borçlunun takibe itirazı üzerine açtığı bu davada, 12.2.2008 tarihli ve 277.000,00 TL tutarlı çek bedelinin ödenmeden bankada girdi-çıktı işlemi yapılarak davalı tarafından alındığını, hesap bakiyesi ile ilgili olmadığını, bu hususun 12.2.2008 tarihinde davalı şirket yetkilisince imzalanan protokol ile sabit olduğunu bildirmiş ve protokol ibraz etmiştir. Bu protokolde, mermer imalatıyla ilgili olarak verilen 12.2.2008 tarih ve 7489852 numaralı Vakıfbank çekinin ödenmediği, kanuni işlem olursa nakit olarak ödeneceği Y. Z. Ö. imzasıyla taahhüt edilmiştir. Y. Z. Ö.'in davalı şirketin yetkili temsilcisi olduğu imza sirküleriyle sabittir. Ancak gerek adı geçen temsilci gerekse vekili 16.10.2009 tarihli celsedeki imzalı beyanlarında, protokol altındaki imzaya itiraz etmişlerdir. Mahkemece, imza ve yazı örnekleri toplanmış ancak, bilirkişi incelemesi yaptırılmadan dava reddedilmiştir. Takipte ve davada mermer işinden bakiye alacak istenildiğine ve davalının ödeme olarak savunduğu çek bedelinin gerçekte ödenmediğinin bu belgeyle sabit olduğu iddia edildiğine göre belgenin doğruluğu araştırılmadan davanın reddi isabetli değildir. O halde mahkemece yapılması gereken iş, davacıya 12.2.2008 tarihli protokol aslını ibraz ettirmek, imzanın inkarı sebebiyle dosyada mevcut davalı temsilcisine ait yazı ve imza örnekleriyle birlikte uzman bilirkişiye inceleme yaptırmak, imzanın davalı yetkilisine ait olduğu anlaşıldığında, 12.2.2008 gün ve 7489852 numaralı çek bedelinin ödenmediği kabul edilerek davayı buna göre sonuçlandırmak, imzanın davalı yetkilisine ait olmadığının sübutu halinde davayı reddetmekten ibarettir. Bu hususlar üzerinde durulmadan eksik incelemeyle ve hukuki değerlendirmede yanılgıya düşerek davanın reddi doğru olmadığından karar bozulmalıdır.
Sonuç: Yukarıda açıklanan sebeplerle davacının temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün davacı yararına BOZULMASINA, fazla alınan temyiz peşin harcının istenmesi halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine, 07.06.2010 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy