(2004 S. K. m. 67) (1086 S. K. m. 74)
Dava: Yukarıda gün ve numarası yazılı hükmün temyizen incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içerisinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Dava, İİK'nın 67. maddesine dayalı olarak açılmış olup, icra takibine borçlu davalının vaki itirazının iptali istemine ilişkindir.
1-) Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuna uygun gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki diğer temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-) Ümraniye 1. İcra Müdürlüğü'nün 2007/7978 takip s. dosyası kapsamından; davacı şirketin, takip borçlusu davalı şirket hakkında adi takip yoluyla başlatmış olduğu icra takibinde, 2.823,24 TL asıl alacak ve 116,64 TL işlemiş temerrüt faizinin tahsilinin istendiği; takip borçlusu davalı tarafın süresindeki itiraz dilekçesinde 1.658,19 TL asıl alacak tutarının kabul edildiği, fazlaya ait takip konusu alacağa itirazda bulunduğu anlaşıldığı gibi; yalnızca 2.823,24 TL asıl alacak üzerinden takip borçlusu davalının itirazının iptali istemiyle açılan itirazın iptali davasının da bir senelik süresi içerisinde açıldığı tespit olunmuştur. Görüldüğü üzere; dava, takip konusu 2.823,24 TL asıl alacak üzerinden itirazın iptali istemiyle açılmıştır. Oysa, takip konusu asıl alacağın 1.658,19 TL tutarındaki kısmı için icra takibi kesinleşmiştir.
Mahkemece, yapılan inceleme sonucu davacının isteyebileceği alacak tutarının 2.240,06 TL olduğu saptanmış olup; bu miktardan davalı tarafça kabul edilen miktar indirildiğinde mahkemece, 581,87 TL asıl alacak üzerinden davalının itirazının iptal edilmesine karar verilmesi gerekirken, dava konusu olmayan 102,86 TL işlemiş temerrüt faizine de hükmedilmiş olması HUMK'nın 74. maddesine aykırı olmuştur.
İİK'nın 67. maddesi hükmü gereğince, takip alacaklısı davacı yararına icra inkar tazminatına hükmedilebilmesi için anılan Kanun hükmünde ön görülen bütün koşulların birlikte gerçekleşmesi ve bu kapsamda davası kabul edilen alacağın takip borçlusu davalı tarafından belirlenebilir olması yani likid olması zorunludur. Oysa, davacının alacağı, bilirkişi incelemesi sonucu mahkemece belirlendiğinden likid sayılamaz. O halde; mahkemece, davası kabul edilen asıl alacak üzerinden davacı yararına % 40 oranında icra inkar tazminatına hükmedilmesi de doğru olmamıştır.
Kararın açıklanan sebeplerle bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarda 1. bentte belirtilen sebeplerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, 2. bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının kabulüne ve kararın davalı yararına BOZULMASINA, fazla alınan temyiz peşin harcının istem halinde temyiz eden davalıya geri verilmesine, 11.05.2010 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy