(818 S. K. m. 106, 355) (2004 S. K. m. 72)
Dava: Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün temyizen tetkiki davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlarokundu gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Dava, eser sözleşmesinden kaynaklanan menfi tespit istemine ilişkin olup, mahkemenin davanın reddine dair verdiği karar davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Taraflar arasında düzenlenen 20.08.2005 günlü sözleşme ile davacı iş sahibi kooperatife ait inşaatların PVC kapı ve pencere doğrama imalatlarının yine aynı inşaatların laminant parke işlerinin gerçekleştirilmesinin ise yazılı anlaşma olmaksızın yapımının kararlaştırıldığı ve işin devamı sırasında davacı kooperatifin gönderdiği 05.11.2007 tarihli ihtarname ile her iki sözleşmenin de feshedildiği anlaşılmıştır.
Davacı, BK'nın 106. maddesindeki seçimlik hakkını kullanarak sözleşmelerin feshi yolunu tercih etmiş olmakla fesih bildiriminin karşı tarafa ulaştırılması ile taraflar arasındaki akdî ilişki son bulmuştur. Bilindiği üzere fesih; bozucu, yenilik doğuran inşai bir haktır. Bu hakkın kullanılması ile akit sona erdiğinden taraflar arasındaki hukuki ilişkinin de tasfiyesi gerekmektedir.
Davacı iş sahibi işbu davada, Afyonkarahisar 2. İcra Müdürlüğü'nün 2007/2676 Esas sayılı takip dosyasına konu yapılan ve iş bedeline mahsuben verildiği anlaşılan çekten dolayı borçlu olmadığının tespitini ve takibin iptalini istemektedir. Ne var ki belirtilen ihtilafın çözülebilmesi yani davacının anılan çekten dolayı borçlu olup olmadığının tespiti için yukarıda izah edilen bilgiler ışığında taraflar arasındaki akdi ilişkinin tümüyle inceleme konusu yapılarak davalı yüklenicinin fesih tarihine kadar yaptığı tüm imalatın, varsa dava konusu inşaat için üretilmiş olup da davalının deposunda bekletilen imalat da dahil olmak üzere sözleşmelere göre bedelinin saptanıp, bundan yapılan ödemeler düşüldükten sonra davacının davalıya herhangi bir borcunun kalıp kalmadığının mahallinde keşif yapılarak çekişme konusu hakkında uzmanlığı olan bir bilirkişi marifetiyle hesaplatılıp, sonucuna göre bir hükme varılmasında zorunluluk bulunmaktadır.
Hal böyle iken feshin mahiyeti gözden kaçırılarak ve değinilen hususlar nazara alınmaksızın hatalı değerlendirme ile yazılı şekilde davanın reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olmuş, bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün temyiz eden davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine, 29.03.2011 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy