(818 S. K. m. 113)
Dava: Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün duruşmalı olarak temyizen tetkiki davacılar vekili tarafından istenmiş olmakla duruşma için tayin edilen günde davacılar vekilleri geldiler. Davalı vekili gelmedi. Temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan ve hazır bulunan davacılar avukatları dinlendikten sonra vaktin darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması başka güne bırakılmıştı. Bu kere dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Dava, 6.11.2003 tarihli gelir paylaşımı esasına göre inşaat yapım sözleşmesinden kaynaklanan, bankanın ortak hesabındaki toplam gelirden davacı payına isabet eden faiz alacağının tahsili istemiyle açılmıştır. Davalı, asıl sözleşme hükümleri uyarınca toplanan ortak gelirin paylaştırılması konusunda 16.8.2005 tarihinde yapılan mutabakat metni ile davacının nemalardan feragat ettiğinden davanın reddini savunmuştur. Mahkemece savunma doğrultusunda davanın reddine karar verilmiş, karar, davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Taraflar arasındaki sözleşmenin satış hasılatı kullanma yöntemi başlıklı 7. maddesinde, satış gelirinin paylaşma oranlarıyla serbest bırakılma dönemleri kararlaştırılmış, davacının 12.8.2005 tarihli yazısıyla, inşaat imalatında gerek malzeme gerekse çeşitli imalatların projeye ilave edilmesi sebebiyle % 60 mertebesinde artış olması sebebiyle yüklenicinin toplam satış gelir payının sözleşmeye göre serbest bırakılmasının mağduriyetini arttırarak ciddi sorunlara sebep olduğunu belirterek idarenin sözleşmeden doğan haklarının telafisi için mahrum kalacağı nema karşılığı toplam satış geliri pay oranını arttırmak suretiyle karşılamak üzere 30.11.2005 tarihinde geçici kabule hazır hale getireceklerini belirterek talepte bulunmuş, yüklenici ortak girişimin bu yazısı üzerine taraflarca 16.8.2005 tarihinde imzalanan mutabakat metni ile, davalı idarenin sözleşmede kararlaştırılan toplam satış geliri payı %32,53 oranından %36,37 oranına yükseltilmiştir. Gerek taraflar arasındaki sözleşmede gerekse mutabakat metninde bankada toplanan toplam satış gelirinin paylaştırılması sırasında o tarihe kadar oluşan faiz tutarının davacıya ödenmeyeceğine ilişkin bir hükme yer verilmeden toplam geliri üzerinden paylaşım kararlaştırılmıştır. Toplam satış gelirinin bankadaki ortak hesapta tutulmasının doğal sonucu olarak bankaca uygulanacak faiz de ortak gelir kapsamında kabul edilmelidir. Davacının talep yazısındaki nema ifadesi sözleşmedeki serbest bırakılma tarihinin önceki tarihe çekilmesi sebebiyle oluşacak gelir kaybı olarak anlaşılmalıdır. Nitekim bu kayıp da, davalının pay oranı arttırılmak suretiyle karşılanmıştır. Öte yandan satış gelirinin banka hesabında tahakkuk eden faizi taraflarca paylaşılması gereken anapara alacağı olarak kabulü gerekeceğinden temerrüt faizi değildir.
Tarafların da sözleşmede kararlaştırılan ödeme tarihlerini öne çekmek suretiyle paylaşım oranını değiştirmeyi kabul etmekle bunun tümüyle anapara olduğunda ihtilafları bulunmamaktadır. Yine bu haliyle faiz olarak nitelendirilen gelirin anapara alacağı olacağından ödemeler sırasında ayrıca B.K. 113. madde hükmünce hakkın saklı tutulmasına da gerek yoktur. O halde tüm bu sebeplerle uyuşmazlığın esası incelenerek davacının faiz alacağı olup olmadığı bilirkişi incelemesi ile saptanmalı, taraf itirazları olduğunda ek rapor alınarak cevaplandırılmalı ve sonucuna uygun hüküm kurulmalıdır.
Bu hususlar üzerinde durulmadan sözleşme hükümlerine yanlış anlam verilerek davanın tümüyle reddi doğru olmadığından karar, bozulmalıdır.
Sonuç: Yukarıda açıklanan sebeplerle davacıların temyiz itirazlarının kabulüyle kararın BOZULMASINA, 825,00 TL duruşma vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacılara verilmesine, fazla alınan temyiz peşin harcının istenmesi halinde temyiz eden davacılara iadesine, 13.07.2011 gününde oyçokluğuyla karar verildi.
KARŞI OY
Taraflar arasında imzalanan gelir paylaşım sözleşmesinin bedel ödemeye ilişkin maddesi gereğince, davacı ödeme zamanı gelmeden hissesine düşen bölümün ödenmesini talep etmiş, teklifi kabul edilerek taraflarca 16.8.2005 tarihli mutabakat zaptı düzenlenmiş, bu belge ile davacı davalının nemadan vs, den doğacak zararlarını karşılamayı üstlenmiştir. Bundan sonraki ödemelerde de bankada oluşan faiz geliri ile ilgili haklarını saklı tutmadan alacağı kendisine ödenmiş, böylece BK. nın 113. maddesince faiz hakkından da vazgeçmiş sayılması gerekmiştir.
O halde mahkemenin davayı reddinde bir isabetsizlik bulunmadığından temyiz itirazlarının reddiyle kararın onanması gerektiğini düşündüğümüzden sayın çoğunluğun aksine oluşan bozma kararına katılmıyoruz. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy