(4721 S. K. m. 629) (818 S. K. m. 126, 128) (743 S. K. m. 625)
Dava ve Karar: Yukarıda tarih ve sayılı hükmün duruşmalı olarak temyizen tetkiki davacılar H.Ç. ile İ.Ç. vekili tarafından istenmiş olmakla duruşma için tayin edilen günde davacılar vekili Avukat M.B.O. ile davalı H.U. vekili Avukat geldi. Diğer davacı vekili ile diğer davalı asiller M.B., N.S.Ç. gelmedi. Temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan ve hazır bulunan taraflar avukatları dinlendikten sonra vaktin darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması başka güne bırakılmıştı. Bu kere dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği konuşulup düşünüldü:
Dava arsa payı karşılığı inşaat yapım sözleşmesi uyarınca tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir. Yargılama sırasında iptal ve tescilin mümkün olmaması durumunda hak kazanılan dairelerin bedellerinin ödetilmesi talep edilmiştir. Mahkemece davanın zamanaşımı yönünden reddine dair verilen karar davacılar H. ve i. Ç. vekillerince temyiz edilmiştir.
Arsa payı karşılığı inşaat yapım sözleşmeleri taşınmaz üzerinde tasarruf ve olağan şekilde kullanmanın gerekli kıldığı ölçüyü aşan yapı işlerine girişilmesi niteliğinde olduğundan sözleşmenin yapıldığı 06.06.1995 ve arsa sahiplerinden H. tarafından men'i müdahale davasının açıldığı 23.11.1999 tarihinde yürürlükte bulunan MK.'nın 625 ve halen yürürlükte bulunan TMK.'nın 692. maddesi uyarınca geçerliliği tüm maliklerin kabulüne bağlı olduğu gibi fesih davasının da tüm paydaşlarca açılması veya paydaşların açılan davaya muvafakatinin sağlanması zorunludur. Yukarıda adı geçen arsa sahibi tarafından açılan Menemen Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 1999/769 E. 2000/568 Karar sayılı ilamın gerekçe kısmında akdin feshedildiği belirtilmiş ise de; bu davada tüm arsa sahipleri taraf olmadığı gibi hüküm fıkrasında da açıkça sözleşmenin feshedildiği belirtilmediğinden akit geçerlidir. Akdin bu kararla feshedildiği kabul edilse dahi kesinleşme tarihi 18.09.2002 olup, eldeki davanın açıldığı 11.12.2001 günü itibariyle BK.'nın 128. maddesi uyarınca alacak muaccel olmadığından zamanaşımı süresi henüz işlemeye dahi başlamamış ve istisna sözleşmelerinden doğan davalarda uygulanması gereken BK.'nın 126/IV. maddesindeki 5 yıllık zamanaşımı süresi de dolmamıştır.
Bu durumda mahkemece zamanaşımı definin reddedilerek işin esasının değerlendirilerek soncuna uygun karar verilmesi gerekirken yanlış değerlendirme sonucu red kararı verilmesi doğru olmamış, kararın bozulması uygun bulunmuştur.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün davacılar H. ve İ.Ç. yararına BOZULMASINA, 750,00 TL duruşma vekalet ücretinin davalılardan alınarak Yargıtay duruşmasında vekille temsil olunan davacılar H. ve İ.Ç.'e verilmesine, fazla alınan temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davacılar H. ve İ.Ç.'e geri verilmesine, 23.09.2010 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy