(818 S. K. m. 410) (1086 S. K. m. 288)
Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün temyizen tetkiki davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:
KARAR
Dava, iş bedelinin tahsili istemiyle açılmış, mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, karar davalı Özmir Limited Şirketi vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı taşeron vekili dava dilekçesinde, Mustafa Kemal İlköğretim Okulu inşaatının yüklenicisinin davalı şirket olduğunu, davalı şirketin okulun tuvaletlerinin alüminyum asma tavanları ve alçıpan işlerinin yapımını müvekkiline verdiğini, müvekkilinin işleri tamamladığını, davalı şirket tarafından müvekkiline herhangi bir ödeme yapılmadığını, yapılan işin bedelini Antalya 1. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2009/162 D.iş tespit dosyası ile tespit ettirdiklerini belirterek, iş bedelinin en yüksek ticari faiziyle birlikte davalı şirketten tahsilini istemiştir.
Davalı yüklenici şirket vekili, müvekkili şirketin davacıya iş vermediğini, davalı şirketin okul inşaatının yüklenicisi olduğunu, inşaatın tamamının anahtar teslimi olarak 14.01.2009 günü sözleşmeyle dava dışı Sabuncuoğlu A.Ş.'ye verildiğini, Sabuncuoğlu A.Ş.'nin davacıya iş yaptırmış olabileceğini belirterek, akdi ilişkiyi inkar etmiş, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece Borçlar Kanunu'nun 410 ve devamı maddelerinde düzenlenen vekâletsiz iş görme hükümlerine dayanılarak, yargılama sırasında keşif sonucu alınan bilirkişi raporu doğrultusunda davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Davalı yüklenici şirket akdi ilişkiyi inkâr etmiş, davacı taşerona okul inşaatında herhangi bir iş yaptırmadığını savunmuştur. Akdi ilişkinin varlığının HUMK'nın 288 ve devamı maddeleri uyarınca davacı taşeron tarafından yazılı belge ile ispatlanması gerekir.
Davacı taşeron tarafından akdi ilişkinin varlığı konusunda dosyaya herhangi bir belge konulmamıştır. Davacı tarafından keşif sırasında iki tanık dinletilmişse de, davalı yüklenici şirketin açık muvafakatı olmadan akdi ilişkinin tanık beyanları ile ispatlanması mümkün olmadığından, tanıkların beyanlarına değer verilmesi mümkün olmamıştır. Davalı yüklenici şirket işin tamamını anahtar teslimi olarak dava dışı Sabuncuoğlu A.Ş.'ne yaptırdığını savunmuş, bunun dayanağı olarak da 14.01.2009 günlü sözleşmeyi dosyaya koymuştur.
Davacı taşeronun iş bedelini isteyebilmesi için öncelikle akdi ilişkiyi ispat etmesi gerekir. Davacı taşeron akdi ilişkiyi yazılı belge ile ispatlayamadığı halde, mahkemece işin esasına girilerek, akdi ilişki ispatlanmış gibi davanın kısmen kabulüne karar verilmesi doğru olmamıştır.
Yapılacak iş, davacı vekilinin dava dilekçesinde Kanuni her türlü deliller ibaresini kullanmak suretiyle yemin deliline de dayandığı dikkate alınarak, akdi ilişkinin varlığı konusunda davalı tarafa yemin teklif etme hakkı bulunduğu hatırlatılarak, sonucuna göre değerlendirme yapılmasından, akdi ilişki ispatlandığı takdirde davanın esası hakkında hüküm kurulmasından, aksi takdirde akdi ilişkinin ispatlanamaması nedeniyle davanın reddedilmesinden ibarettir.
Kararın bu nedenlerle bozulması gerekmiştir.
Yukarıda açıklanan nedenlerle kararın davalı yüklenici şirket yararına BOZULMASINA, bozma nedenine göre davalı yüklenici şirketin diğer temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, ödediği temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davalıya geri verilmesine, 21.06.2011 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy