(2004 S. K. m. 67)
Dava: Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün temyizen tetkiki taraf vekillerince istenmiş ve temyiz dilekçelerinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Dava, 1.1.2005 tarihli Yazılım Bakım ve Destek Anlaşması başlıklı sözleşmeden kaynaklanmış olup davacı yüklenici, davalı ise iş sahibidir. Davada, sözleşme süresinin bitiminden 90 iş günü öncesinde feshedilmesi gerekirken bu müddete uyulmadan feshedildiği ileri sürülerek sözleşme uyarınca alacak haklarının oluştuğu ve yapılan icra takibine davalının haksız olarak itiraz ettiği iddiasıyla itirazın iptali, takibin devamı. %40 icra inkar tazminatının tahsili istemine ilişkin olup mahkemece davanın kısmen kabulüne dair verilen karar taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
Yanlar arasında imzalanan sözleşmede 1 yıllık sözleşme süresinden sonra akdin feshi için 90 iş günü öncesinde fesih ihbarı yapılması gerektiği kabul edilmiştir. Davalı bu fesih ihbar süresine uymadan daha kısa bir süre içerisinde akdi bozmuş olduğundan kural olarak süreye bağlı fesihte haklı sayılamaz ise de, cevabında ve ihtarnamesinde davacının üstlendiği hizmetin sözleşmeye uygun bir şekilde yapılmadığı için akdi feshettiğini savunmuştur. Sözleşmeye aykırı hareket edilmesi halinde davalı iş sahibinin 90 günlük süreyi beklemeden akdi feshetme yetkisinin bulunduğu ortadadır. Ancak mahkemece bu doğrultuda bir inceleme yapılmamıştır. Hükme dayanak bilirkişi raporunu düzenleyen kişi konunun uzmanı olmadığı gibi haklı sebebe dayalı fesih nedenlerinin oluşup oluşmadığı irdelenmemiştir. Bu sebeple mahkemece konusunda uzman bilgisayar mühendisinden alınacak raporla davalı iş sahibinin fesihte haklı olup olmadığı değerlendirilmeli, fesih haklı ise dava reddedilmeli, davalı fesihte kusurlu ise sözleşme hükümleri doğrultusunda davacının hakettiği alacak ve tazminat saptanmalı ve icra takibinin fiili ödeme tarihindeki kurdan talepte bulunulduğu gözetilerek alacağa hükmedilmeli, ancak fesihte davalının haklı olup olmadığı mahkemenin takdirine ve yargılamaya muhtaç olduğundan %40 icra inkar tazminatının reddine karar verilmelidir. Mahkemece bu hususlar üzerinde durulmadan eksik inceleme ve yanlış değerlendirme ile yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, taraf vekillerinin bu yönlere ilişkin temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan sebeplerle hükmün temyiz eden taraflar yararına BOZULMASINA, fazla alınan temyiz peşin harcının istenmesi halinde temyiz eden taraflara geri verilmesine, 28.09.2010 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy