(818 S. K. m. 355) (1086 S. K. m. 284)
Dava: Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün temyizen tetkiki taraf vekillerince istenmiş ve temyiz dilekçelerinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü.
Karar: Dava, eser sözleşmesine dayalı alacak istemiyle açılmış, davalı reddini savunmuş, mahkemenin kısmen kabulüne dair kararı taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre tarafların aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazları reddedilmelidir.
2- Taraflar arasında işçilik ve malzeme dahil garaj niteliğinde bir binanın yapımı konusunda sözlü anlaşmanın varlığı uyuşmazlık konusu değildir. Uyuşmazlık, yapılan işin miktarı ve bedeli konusundadır. Hükme dayanak bilirkişi raporunda projeye göre 200 m2 imalat gerçekleştirildiği saptanmış, davalının malzeme alımı sonucu ödediği bedel, fiilen kullanılan malzemeye göre yeniden hesaplanmış ve 2004 yılının birim fiyatları esas alınarak, davacı alacağı hesap edilmiştir. Oysa davacının yaptırdığı tespitte inşaatın yapı alanı fiilen ölçüme göre 188,79 m2 bulunmuştur. Tespit raporundaki bu miktar ile hükme esas alınan rapor arasında oluşan çelişki giderilmeden, taraflar arasında iş bedeli konusunda birim fiyatlarla anlaşma yapılmış gibi birim fiyatlara göre alacak hesaplayan bilirkişi raporu ile bağlı kalınarak hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olmuştur. Öte yandan, davalının malzeme bedeli alımı karşılığı yaptığı ödemenin tüm imalat bedelinden aynen mahsubu gerekirken fiili malzeme bedeli bulunarak mahsup edilmesi de doğru olmamıştır.
O halde bilirkişilerden ek rapor alınarak, öncelikle gerçekleşen imalatın miktarı mahallinde yeniden keşif yapılarak hesaplanmalı, raporlar arasındaki çelişki giderilmeli, saptanan metrajın 2004 yılı mahalli piyasa fiyatlarıyla bedeli hesaplanmalı, bundan davalının malzeme bedeli olarak ödediği, 8.543,00 TL ile 6.435,72 TL mahsup edilmeli, asıl davada ticari, ıslahta mevduat faizi istendiği, bunun da avans faizi niteliğinde olduğu gözetilerek, sonucuna uygun hüküm kurulmalıdır.
Bu hususlar üzerinde durulmadan, eksik inceleme ile bilirkişi raporu ile bağlı kalınarak hükme varılması usul ve yasaya uygun bulunmamış, bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda 1. bentte açıklanan nedenlerle tarafların diğer temyiz itirazlarının reddine, 2. bent uyarınca hükmün taraflar yararına bozulmasına, fazla alınan temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine, 21.11.2011 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy