(4721 S. K. m. 692)
Dava: Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün temyizen tetkiki dahili davalı H. Ü. vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Dava, tapu iptal tescil ve tazminat istemleriyle açılmış, mahkemece dahili davalı Aksaray Belediye Başkanlığı yönünden karar verilmesine yer olmadığına, diğer davalılar yönünden tapu iptali tescil isteminin kabulüne, davacı kooperatifin tazminat isteminin reddine karar verilmiş, karar dahili davalı H. Ü. vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1- Arsa payı devri karşılığı inşaat sözleşmeleri, tapu devrini de içerdiğinden, noterlerce düzenleme şeklinde yapılmaları zorunludur. Bu nitelik arsa payı devri karşılığı inşaat sözleşmeleri yönünden geçerlilik şartıdır. Dosyada bulunan ve davaya dayanak yapılan Aksaray 2. Noterliği'nce 31 Temmuz 1995 tarihinde onaylanan arsa payı devri karşılığı inşaat sözleşmesi noter tarafından düzenleme şeklinde yapılmadığından kural olarak geçersizdir. Ancak davalı E. Ü.'in taşınmazdaki payını 17.08.1995 tarihinde davacı kooperatife devretmiş olması ve inşaatın da tamamlanmış bulunması nedeniyle sözleşme tarafları bağlayıcı nitelik kazanmıştır. Dosyada bulunan belgelerden inşaat ruhsatının 26.09.1995 tarihinde, iskan ruhsatının ise 10.12.1998 tarihinde alındığı anlaşılmaktadır. Tapu kayıtlarının incelenmesinden, 03.08.2000 tarihinde yapılan imar uygulaması sonucu dava konusu inşaatın yapıldığı Paşacık mahallesi 2116 ada 1 parsel numaralı taşınmazda Aksaray Belediyesi'nin de 201/1408 pay sahibi olduğu görülmektedir. İnşaatın tamamlanıp iskan ruhsatı alınmasından sonra imar uygulaması sonucu taşınmazda paydaş olan Aksaray Belediyesi'ne ait pay konusunda şuyulandırma işleminin iptali için herhangi bir dava açılmamıştır. Bu durumda Aksaray Belediyesi Paşacık Mahallesi 2116 ada 1 parsel numaralı taşınmazın 201/1408 oranında paydaşı konumundadır. Kooperatifle arsa sahipleri arasındaki 31.07.1995 tarihli sözleşmede Aksaray Belediyesi taraf olarak yer almamıştır. TMK'nın 692. maddesi uyarınca bu nitelikteki sözleşmelerde paydaş olanların tamamının yer alması, sonradan paydaş olanların sözleşme hakkında beyanlarının alınması sözleşmeye ve davaya muvafakatlarının sağlanması, kendilerine verilecek bağımsız bölümlerin de belirlenmesi veya ilgililerce sonradan paydaş olan Belediye'nin bu payının satın alınması gerekir. Aksi durumda verilen kararın infaz kabiliyeti olmayacağı gibi, ileride daha büyük uyuşmazlıkların çıkmasına da yol açacaktır. Dahili davalı Aksaray Belediye Başkanlığı'nın Paşacık Mahallesi 2116 ada 1 parsel numaralı taşınmazda paydaş olarak kalması sözleşmede kararlaştırılan paylaşım şeklini de etkileyecektir. Kat irtifakı veya kat mülkiyeti kurulmadan iskan izni verilmesi mümkün değildir. Ancak, dava konusu binaya kat irtifakı kurulmadan iskan ruhsatı verilmiştir. Bu durumda dahili davalı Aksaray Belediye Başkanlığı'nın taşınmazda pay sahibi kalıp kalmayacağı belirlendikten sonra, konunun uzmanı bilirkişilerle birlikte taşınmazın bulunduğu yerde keşif yapılması, bağımsız bölümlerin kat irtifakına esas olacak arsa paylarının hesaplattırılması, belediye paydaş olarak kalacaksa, sözleşme hükümleri dikkate alınarak paylaşımın yeniden yapılması, taraflara ait bağımsız bölümlerin belirlenerek tapu iptali ve tescil davasının sonuçlandırılması zorunludur. Mahkemece bu konular üzerinde durulmadan, keşif yapılıp kat irtifakına esas olacak arsa payları belirlenmeden, davalı Belediye'nin yasal hasım olduğu gerekçesiyle hakkında karar verilmesine yer olmadığına, diğer arsa sahipleri yönünden %56 payın davacı kooperatif adına tesciline karar verilerek davanın sonuçlandırılması doğru olmamıştır.
2- Dosyada bulunan Aksaray 2. Noterliği'nce 31.07.1995 tarihinde onaylanan sözleşmede arsa sahibi olarak G. Ü.'in de adı yer almaktadır. G. Ü., sözleşme tarihinde ölü olduğu anlaşılan M. Ü.'in eşi ve mirasçısıdır. G. Ü. davada yer almadığı gibi, kararda da taraf olarak gösterilmemiştir. Mahkemece G. Ü.'in durumu araştırılmadan, sağ olup olmadığı belirlenmeden, sağ ise davada taraf olması sağlanmadan hüküm oluşturulmuştur. G. Ü. ölü ise veraset belgesinin istenmesi, mirasçıları davanın tarafı konumunda değilse, taraf olmalarının sağlanması gerekirken, bu konu üzerinde durulmadan karar verilmesi de hatalı olmuştur.
3- Dahili davalı H. Ü. vekili temyiz dilekçesine Aksaray 1. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2004/880-873 sayılı kısıtlama ve vasi tayini kararını koymuş, müvekkilinin annesi R. Ü.'in kısıtlanmasına karar verildiğini iddia etmiştir. Kısıtlamasına karar verilen kişinin aleyhine açılan davada, vasisi tarafından temsil olunması ve mahkemeden gerekli iznin alınması zorunludur. Bu husus kamu düzenine ilişkin olduğundan mahkemece re'sen dikkate alınması gerekir. Bu konu üzerinde durulmadan, davalı R. Ü.'in halen kısıtlılığın devam edip etmediği araştırılmadan, kısıtlılığı devam ediyorsa vasisine tebligat yapılmadan ve gerekli iznin vasi tarafından temin edilmesi sağlanmadan, davanın kabulüne karar verilmesi hatalı olmuştur.
4- Dosyada bulunan tapu kaydından N. oğlu E. Ü.'in taşınmazdaki 197/1408 payını 17.08.1995 tarihinde davacı kooperatife devrettiği anlaşılmaktadır. Bu devir sözleşmesinin 21. maddesine dayanılarak yapılmıştır. Mahkemece E. Ü. tarafından yapılmış olan tapu devri üzerinde durulup değerlendirme yapılmadan hüküm oluşturulması da doğru olmamıştır.
Kararın bu nedenlerle bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle kararın BOZULMASINA, bozma nedenlerine göre diğer temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, ödediği temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden dahili davalı H. Ü.'e geri verilmesine, 21.11.2011 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy