(818 S. K. m. 364) (1086 S. K. m. 288)
Dava ve Karar: Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün temyizen tetkiki davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:
Dava, eser sözleşmesinden kaynaklandığı iddia edilen alacak talebine ilişkin olup, mahkemece davanın kısmen kabulüne dair verilen karar davalı vekilince temyiz edilmiştir.
Davacı, dava dışı oğlu ile 2 katlı inşa ettikleri binanın boya, alçı vs. işlerinin yapımı konusunda davalı ve dava dışı kardeşi ile aralarında şifahi olarak sözleşme düzenlediklerini, bunun için davalıya 5.000,00 TL nakit ve borçlusu dava dışı oğlu İ. A., alacaklısı davalı olan 21.000,00 TL bedelli senet verdiklerini, davalının işi eksik bırakmasına rağmen dava dışı oğlu İ. aleyhine bonoyu takibe koyduğunu, kendisinin de icra kefili sıfatıyla bono bedelini ödediğini, sonuçta eksik bırakılan işler karşılığı tahsil harcı ve vekalet ücreti dahil 7.979,00 TL fazla ödeme yaptığını belirterek bu miktarın tahsilini talep etmiştir.
Davalı savunmasında davacı ile aralarında sözleşme bulunmadığını, davacının oğlu olan dava dışı İ.'e verdiği borç para karşılığı aldığı bonoyu takibe koyduğunu, yani asıl borçlunun davacı da olmadığını belirterek akdi ilişkiyi inkar etmiştir.
Davacı tarafından iddia olunan ilişki eser sözleşmesi olup BK'nın 364. maddesine göre yüklenici işi yapıp teslim ettiğini, iş sahibi ise iş bedelini ödediğini kanıtlamakla yükümlüdür. Somut olayda davalı akdi ilişkiyi inkar etmiştir. Bu durumda davacının alacağını ve bu kapsamda davalı ile akdi ilişki kurduğunu HUMK'nın 288 ve devamı maddeleri gereği yazılı delillerle kanıtlaması zorunludur. Davacı bu konuda yazılı kanıt sunamamış olup davalı muvafakatı olmadıkça mahkemece tanık dinlenmiş olması da sonuca etkili değildir. Mevcut hali ile davanın kanıtlanmış olduğu kabul edilemez ise de davacı dava dilekçesinde her türlü kanıt demek suretiyle yemin deliline dayandığından mahkemece akdi ilişkinin kanıtlanması yönünden davacı yana, davalıya yemin teklif hakkı hatırlatılmalı, akdi ilişki bu suretle kanıtlandığı takdirde toplanacak delillere göre bir hükme varılmalı, aksi halde dava reddedilmelidir. Karar açıklanan sebeplerle bozulmalıdır.
Sonuç: Yukarıda açıklanan sebeplerle hükmün temyiz eden davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davalıya geri verilmesine, 27.09.2011 gününde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy