(1086 S. K. m. 288) (818 S. K. m. 83, 104, 355) (6762 S. K. m. 637, 690)
Dava: Yukarıda tarih ve numarası yazılı hüküm asıl dava davacısı S. K., asıl ve birleşen davanın davacısı F. S. A. ve birleşen davanın davalısı N. O. vekillerince temyiz edilmiş, davalı N. O. vekili tarafından duruşma istenmiş olmakla duruşma için tayin edilen günde davacılar S. K. ve F. S. A. vekili Avukat İsmail Bağdatlı, davacı F. S. A. vekili Avukat Üzeyir Termeli ve davalılar vekili Avukat İsrafil Kahraman geldi. Müdahil davacı asiller gelmediler. Temyiz dilekçelerinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan ve hazır bulunan taraflar avukatları dinlendikten sonra eksiklik nedeniyle mahalline iade edilen dosya ikmal edilerek gelmiş olmakla dosyadaki kağıtlar okundu işin gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Asıl dava arsa payı karşılığı inşaat yapım sözleşmesinin yüklenici şirketin temerrüdü nedeniyle feshi, tapu iptali, tescil ve tazminat istemlerine; arsa sahiplerinden F. S. A. tarafından davalı N. O. aleyhine açılıp birleşen dava ise F. S. A. aleyhine N. O. tarafından yapılan icra takibi nedeniyle borçlu bulunmadığının tesbiti istemine ilişkindir. Mahkemece asıl davanın reddine, birleşen davanın kısmen kabulüne dair verilen karar asıl dava davacıları S. K., F. S. A. vekili ile birleşen dosya davacısı F. S. A. ile davalısı N. O. vekillerince temyiz edilmiştir.
1-) Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre asıl davaya yönelik davacılar S. K. ve F. S. A.'nun tüm temyiz itirazları, birleşen davaya yönelik olarak da, birleşen dosya taraflarının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-) Birleşen davanın dayanağı olan Üsküdar 4. İcra Müdürlüğü'nün 2005/4362 sayılı dosyasında takip alacaklısı N. O. tarafından F. S. A. aleyhine kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla icra takibi başlatılmıştır. Takibe konu bono Amerikan Doları cinsinden ve 44.428 dolar üzerinden düzenlenmiş, vade tarihi de 03.11.2002 olarak kararlaştırılmıştır. Borçlu F. S. A. tarafından takip dayanağı bononun teminat senedi olduğu ve bedelsiz kaldığı ileri sürülmüş ise de; mahkemece de kabul edildiği gibi bu iddiasını yasal delillerle kanıtlayamamıştır. Söz konusu bononun bedel kısmında nakden düzenlendiği yazılıdır. Senet lehdarı ve takip alacaklısı da söz konusu senedin F. S. yönünden verilen borç para karşılığı düzenlendiğini savunmuştur. Bu savunma ile bonodaki bedel kaydının talil edildiğinden söz edilemez. Takip dayanağı senet tüm yasal koşulları taşıdığından kambiyo senedi ve bono vasfında olduğu, kayıtsız şartsız borç ikrarını içerdiğinden borcun ödendiği, bononun bedelsiz kaldığı ya da başka bir amaçla düzenlenmiş olup bu amaç gerçekleşmediğinden bedelin istenemeyeceği iddialarının HUMK'nın 288 ve devamı maddelerinde düzenlenen yasal kanıtlarla ileri süren senet keşidecisi davacı tarafından ispatlanması zorunludur. Senet keşidecisince bu iddialar yasal delillerle kanıtlanamadığı gibi hatırlatılmasına rağmen yemin teklif hakkını da kullanmadığından davacı davasını ispat edememiştir. Bu halde sözkonusu bono nedeniyle davacı borcunun 44.428 dolar olduğunun kabulü zorunludur. TTK'nın 690. maddesinin yollamasıyla bonolar hakkında da uygulanması gereken aynı Yasa'nın 637/II. maddesi gereğince alacaklı vade tarihinden itibaren faiz isteyebilir. Yine yabancı para üzerinden düzenlenen senetlerde alacaklının, senetteki alacağını Borçlar Kanunu'nun 83. maddesi hükmünce vade, takip ya da fiili ödeme tarihlerindeki kur üzerinden TL karşılığını isteme şeklinde seçimlik hakları vardır. Davalı alacaklının (senet lehdarının) seçimlik hakkını bononun vade tarihindeki kur üzerinden TL karşılığının vadeden takip tarihine kadar işlemiş faizi ile birlikte istemek şeklinde kullandığı anlaşılmaktadır.
Bu durumda mahkemece birleşen dava ile ilgili hükme esas raporu veren bilirkişi kurulundan alınacak ek raporla, Üsküdar 4. İcra Müdürlüğü'nün 2005/4362 sayılı dosyasındaki bono bedeli 44.428 USD'nin 03.11.2002 vade tarihi itibariyle TL karşılığı bulunarak bu miktarın belirtilen vadeden 20.06.2005 takip tarihine kadar değişik oranlarda avans faizi uygulanarak işlemiş faiz hesaplattırılıp değerlendirilmek suretiyle menfi tespit istemi konusunda takipte BK'nın 104/son maddesine göre faize faiz istenemeyeceği de gözetilerek sonucuna uygun bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ve yanlış değerlendirmeyle kısmen kabul kararı verilmesi doğru olmamış, bozulması uygun bulunmuştur.
Sonuç: Yukarıda 1. bentte açıklanan nedenlerle asıl dosya davacıları S. K. ve F. S. A.'nun asıl davada kurulan hükme yönelik tüm temyiz itirazlarının reddine, 2. bent uyarınca menfi tesbit davası ile ilgili temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün birleşen dosya tarafları F. S. A. ile N. O. yararına BOZULMASINA, 750,00 TL duruşma vekalet ücretinin davacılar S. K. ve F. S. A.'ndan alınarak Yargıtay duruşmasında vekille temsil olunan davalı yüklenici şirkete, 750,00'şer TL duruşma vekalet ücretinin birleşen dosya taraflarından ayrı ayrı alınarak Yargıtay duruşmasında vekille temsil olunan diğer tarafa verilmesine, aşağıda yazılı bakiye 9,50 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacılar S. K. ve F. S. A.'ndan alınmasına, fazla alınan temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davalı N. O.'a geri verilmesine, 24.03.2011 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy