(2004 S. K. m. 67, 69) (818 S. K. m. 198) (1086 S. K. m. 275)
Dava: Yukarıda gün ve numarası yazılı hükmün temyizen incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içerisinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Dava, iş bedelinin tahsili için başlatılan icra takibinin davalı iş sahibi şirket vekilinin icra takibine konu alacağın bir kısmına itiraz etmesi üzerine durması nedeniyle, duran kısım yönünden itirazın iptali, icra takibinin devamı, icra inkar tazminatı istemleriyle açılmış, mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, karar davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuna uygun gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde görülmemiş, reddi gerekmiştir.
2- Yüklenici şirket vekili Bakırköy 10. İcra Müdürlüğü'nün 2008/3728 s. takip dosyasında 3 adet faturaya dayanarak işlemiş faizi de dahil olmak üzere 9.693,19 TL alacak isteminde bulunmuştur. Davalı iş sahibi şirket vekili ise aralarında fason imalat ilişkisi olduğunu, davacı yüklenici şirketin bir kısım imalatı ayıplı yaptığını, bu sebeple davacı yüklenici şirkete 12.03.2008 günlü 2 adet toplam 3.673,52 TL değerinde iade faturası gönderdiklerini, iade faturalarına konu iş bedeline bu sebeple itiraz ettiklerini beyan etmiş, davalı vekilinin itirazı sebebiyle icra takibine konu miktarın duran kısmı yönünden bu dava açılmıştır.
Taraflar arasında fason imalat yapılması konusunda ilişki mevcuttur. Fason imalat ilişkisi eser sözleşmesi niteliğindedir. Taraflar arasında yazılı sözleşme yapılmamıştır. Davacının dayandığı irsaliyeli faturalar 04.03.2008, 11.03.2008 ve 18.03.2008 tarihlidir. Davalı iş sahibi şirketin dayandığı 2 adet iade faturası ise 12.03.2008 tarihlidir. Davalı iş sahibi şirket 2 adet 3.673,52 TL değerindeki faturayı davacı yüklenici şirkete gönderdikten sonra, 09.04.2008 günlü ihtarnamesinde iade faturalarına konu iş bedelini neden ödemediğini açıklamış ve bu ihtarnamenin gönderildiği tarih davacı yüklenici şirket tarafından icra takibi başlatılmıştır.
Taraflar arasındaki ilişki eser sözleşmesine dayandığına göre, davalı tarafından gönderilen iade faturaları ayıp ihbarı niteliğindedir. Davalı şirket temsilcisi 09.04.2008 tarihli ihtarnamesinde de ayıp ihbarını tekrarlamıştır. İade faturalarının gönderildiği gün dikkate alındığında ayıp ihbarının süresinde yapıldığı sonucuna varılmaktadır. Davalı şirket vekili iade faturalarına konu olan malların ellerinde bulunduğunu, ayıp konusunda bilirkişi incelemesi yapılmasını istemiştir. Mahkemece taraflar arasındaki ilişki satım akdi olarak değerlendirilmek suretiyle ve ayıp konusunda bilirkişi incelemesi yaptırılmadan yazılı biçimde davanın kabulüne karar verilmesi doğru olmamıştır.
Yapılacak iş; davalı iş sahibi şirket tarafından süresinde ayıp ihbarında bulunulduğu dikkate alınarak, davalı şirket elinde olduğu anlaşılan ve ayıplı olduğu iddia edilen dava konusu mallar hakkında konunun uzmanı bir tekstil mühendisi bilirkişiden keşif yapılmak suretiyle Yargıtay denetimine elverişli rapor alınarak, davalı iş sahibi şirketin ayıp savunmasının değerlendirilmesinden, mallar ayıplı ise bu ayıbın eserin tamamen reddini mi, yoksa bedelden tenzili mi gerektirdiğinin belirlenmesinden, sonucuna göre davacı yüklenici şirketin ödenmeyen iş bedeli konusunda hüküm oluşturulmasından, bilirkişi incelemesi ile sonuca varıldığından davacı tarafın icra inkar tazminatı isteminin reddedilmesinden ibarettir.
Kararın bu sebeplerle bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda 1. bentte açıklanan sebeplerle davalı iş sahibinin diğer temyiz itirazlarının reddine, 2. bent uyarınca kararın davalı iş sahibi şirket yararına BOZULMASINA, fazla alınan temyiz peşin harcının istem halinde temyiz eden davalıya geri verilmesine, 22.03.2010 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy