(4721 S. K. m. 706) (818 S. K. m. 213, 355, 410) (2644 S. K. m. 26) (1512 S. K. m. 60)
Dava ve Karar: Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün temyizen tetkiki davalılar vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:
Dava, Borçlar Yasası'nın 355 ve devamı maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesinden kaynaklanan alacak istemine ilişkindir.
Yerel mahkemede görülen davanın yapılan açık yargılaması sonucunda davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalılar vekilince temyiz edilmiştir.
Arsa payı devri karşılığı inşaat yapım sözleşmelerinde yüklenici bina yapım işini üstlenmekte, yüklenicinin finansını sağlayarak yapacağı bu binaya karşılık arsa sahibi de ona arsa payı mülkiyeti geçirmektedir. Bu niteliği itibariyle arsa payı inşaat sözleşmeleri iki tipli karma bir sözleşmedir. Burada eser sözleşmesinin konusu olan inşaat yapma edimi ile taşınmaz satım sözleşmesindeki mülkiyet nakli edimi bir araya gelmiştir. Eser sözleşmesi bir şekle bağlı olmasa da, arsa sahibi taşınmazdaki bir bölüm mülkiyeti yükleniciye geçirmek zorunda olduğundan sözleşmenin TMK'nın 706 md., BK'nın 213 md., Tapu Kanunu'nun 26 ve Noterlik Kanunu'nun 60. maddeleri uyarınca Tapu Sicil Müdürlüğü'nde veya noterlerce düzenleme şeklinde yapılması zorunludur. Kanun sözleşmenin geçerliliği için resmi şekil aradığından, emredici kural gereği resmi şekle uymadan yapılan sözleşmeler geçersizdir.
Dava konusu somut olayda T
ili K
mahallesi tapunun ada no:1165 parsel no:23, ada no:1256 parsel no:5, ada no:1257 parsel no:1, ada no:1156 parsel no:24'de kayıtlı taşınmazlar davalı tarafa aittir. Davacı yüklenici bu yerlere inşaat yapım işini üstlenmiştir. Yanlar arasında 19.08.2006 tarihli kat karşılığı inşaat sözleşmesi yapılmıştır. Anılan sözleşme haricen düzenlenmiş olup resmi şekil şartını taşımadığından geçersizdir.
Yerel mahkemede görülen davanın yapılan yargılaması sırasında gösterilen kanıtlar toplanmış, dosya üzerinden bilirkişi incelemesi yapılarak inşaat mühendisi bilirkişiden rapor ve ek rapor alınmıştır. Düzenlenen raporlarda dava tarihindeki serbest piyasa rayiç fiyatlarına göre taşınmazların tevhit ve proje çalışmaları için yapılan harcamaların 38.000,00 TL, taşınmazların üzerine yapılan imalâtların bedelinin 257.165,60 TL olmak üzere toplam iş bedelinin 295.165,60 TL olduğu hesaplanmış, mahkemece de davanın kabulü ile talep edilen 7.500,00 TL'ye hükmedilmiş, fazlaya ilişkin haklar saklı tutulmuştur.
Bilirkişi rapor ve ek raporu içeriği hesap şekli açısından usul, yasaya ve yönteme uygun olmayıp Yargıtay denetimine elverişli değildir.
Şöyle ki; taraflar arasında düzenlenen kat karşılığı inşaat sözleşmesi resmi şekilde yapılmadığından geçersizdir. Davacı yüklenici işe başladığını davalılar yararına tevhit ve proje çalışmaları ile arsalar üzerinde imalât yaptığını, bu haliyle edimini kısmen ifa ettiğini, bedelinin ödenmesi gerektiğini ileri sürmüştür. Bu durumda yerinde tatbiki keşif yapılıp uygulama konunun uzmanı teknik bilirkişi tarafından sağlanarak davalılar yararına ekonomik değer ifade eden yasal bir harcama ve imalât olup olmadığı araştırılmalı, yasal gider ve imalât yapıldığının belirlenmesi halinde Borçlar Yasası'nın 410 ve devamı maddeleri dikkate alınarak işin yapıldığı tarihteki serbest piyasa fiyatlarına göre yapılan iş bedelinin hesaplanması gerekirdi.
Anılan temel ilkeler gözetilmeden dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda düzenlenen bilirkişi raporuna göre imalâtın dava tarihi itibariyle değeri belirlenip sonuca gidilmesi isabetli olmamıştır.
O halde mahkemece yapılması gereken iş, yerinde tatbiki keşif yapılıp uygulama uzman teknik bilirkişi kurulunca sağlanmalı, yapıldığı iddia edilen tevhit ve proje çalışmaları ile imalâtın yasal olup olmadığı, davalılar yararına kazanım teşkil edip etmediği, her türlü tereddüt ve kuşkudan uzak bir şekilde açıklığa kavuşturulmalı, yasal imalât olduğunun anlaşılması halinde Borçlar Yasası'nın 410 ve devamı maddeleri gözetilerek vekâletsiz iş görme hükümleri çerçevesinde işin yapıldığı tarihteki serbest piyasa fiyatlarına göre rayiç bedeli hesaplanmalı, sonucu dairesinde karar vermekten ibaret olmalıdır.
Açıklanan olgular gözetilmeden eksik araştırma ve inceleme neticesi davanın kabulüne karar verilmesi doğru olmamış, kararın bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle kararın temyiz eden davalılar yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davalılara geri verilmesine, 20.12.2011 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy