(1086 S. K. m. 73) (818 S. K. m. 355)
Dava ve Karar: Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün temyizen tetkiki davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış, eksiklik sebebiyle mahalline iade edilen dosya ikmal edilerek gelmiş olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:
Davacı, 30.7.1997 tarihli inşaat sözleşmesinde isimleri yer alan yüklenicilerden birisi olup sözleşme uyarınca davalıların paydaşı oldukları Bakırköy Güngören Bağlar mevkiinde kain ve tapunun 2 pafta 8839 parsel numarasında kayıtlı bulunan ve aynı yerdeki 8812 parselle tevhid edilerek yapılan inşaatın deprem sonucunda ağır hasara uğradığı için davalı arsa sahipleri tarafından yıktırıldığını, inşaatta kullanılan kendilerine ait malzemelerin ve enkazın yıkan kişiye yıkım bedeli olarak verildiğini ileri sürerek tespit sonucunda belirlenen miktardan hissesine düşenin davalılardan tahsilini talep ve dava etmiş, mahkemece davanın reddine dair verilen karar davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Davacının ortak olduğu kişilerce birlikte yapılan inşaatın ağır hasarlı olduğu ve yıkılması gerektiği resmi mercilerce belirlendikten sonra arsa sahiplerince yüklenicilere gönderilen ihtarda yıkılması istenmesine rağmen yıkılmadığı için arsa sahiplerince yıktırıldığı anlaşılmakta, çıkan enkazın ise yüklenicilere verilmediği ileri sürülmektedir. Yanlar arasında imzalanan 30.7.1997 tarihli sözleşmede davacı yanında diğer kişilerin yani A.E. ve C.F.'nin de yüklenici olarak yer aldıkları görülmektedir. Dolayısıyla bu kişiler arasında iştirak halinde ileri sürülebilecek bir hak söz konusu olduğundan ve adi şirket hükümleri doğrultusunda birlikte dava açabileceklerinden davacının tek başına bu davayı açma imkanı bulunmamaktadır. Öyle olunca davacının diğer yükleniciler A. ve C.'den açılan bu dava için muvafakat alması, muvafakat alamadığı takdirde A. ve C. hakkında da ayrı bir dava açıp bu dava ile birleştirilerek davanın esasının incelenmesi gerekir. Belirtilen bu usulü işlemler için davacıya verilecek kesin mehil içerisinde gereği yerine getirilmediği takdirde dava şimdiki gibi reddedilmelidir. Taraf teşkilinin sağlanması halinde ise bilirkişiden rapor alınarak delil tesbit raporu, inşaatın durumu, arsa sahiplerinin yıkım için yaptıkları sözleşme hükümleri dikkate alınarak davacı yüklenici tarafından inşaatta kullanılan ve yıkım sonunda hasara uğramayacak olan yani, ekonomik değeri saptanabilen malzemelerin bedelinin davalıların hisseleri oranında ve davaya muvafakat edilme durumuna göre davacının payı nisbetinde davalılardan tahsiliyle dava sonuçlandırılmalıdır. Mahkemece bu hususlar üzerinde durulmadan eksik inceleme ve yanlış değerlendirmeyle davanın reddine karar verilmesi doğru olmamış, kararın bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan sebeplerle hükmün temyiz eden davacı yararına BOZULMASINA, fazla alınan temyiz peşin harcının istenmesi halinde temyiz eden davacıya iadesine, 08.07.2011 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy