Mahkemesi :Asliye Hukuk Hakimliği
Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün temyizen tetkiki davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:
K A R A R -
Dava, davalılar arasında ... 1. Noterliği'nde yapılan 18.09.2006 tarih, 28727 yevmiye nolu arsa payı karşılığı inşaat yapım sözleşmesinin geçersizliğinin tespiti ve iptâline, bu talepler kabul edilmediği takdirde imalât bedeli ve kâr kaybı alacaklarının tahsili istemine ilişkindir. Mahkemece 18.09.2006 tarih ve 28727 nolu sözleşmenin geçersizliğinin tespitine, diğer taleplerin reddine ve tazminat talepleri ile ilgili davacının vekâlet ücreti ile sorumlu tutulmasına dair verilen karar davacı vekilince gerekçe ve davalılar yararına takdir edilen vekâlet ücreti yönünden temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiş, reddi gerekmiştir.
2-Dava dilekçesinde davalılar arasında ...1. Noterliği'nden imzalanan 18 Eylül 2006 gün 28727 yevmiye nolu düzenleme şeklinde gayrimenkul satış vaadi ve kat karşılığı inşaat sözleşmesinin geçersizliğinin tespiti ile iptâli, bu talepleri kabul edilmediği takdirde yüklenici sıfatıyla yapmış oldukları masraflar ile maruz kalacakları zararları için toplam 113.000,00 TL'nin tahsili talep ve dava edilmiştir. Davacı aynı davalıya karşı birden fazla istemi öncelik sırasına koymak suretiyle ileri sürdüğünden davası terditli dava niteliğindedir. Asıl talep sözleşmenin geçersizliğinin tespiti ve iptâl, terditli talep ise asıl talebin kabul edilmemesi halinde istenilen tazminatlardır. Bu tip davalarda, terditli olarak ileri sürülen istemin incelenebilmesi için asıl talebin kabul edilmemesi gerekir. Asıl talebin esastan reddine karar verilmedikçe, terditli talep incelenemez. Bu durumda, somut olayda mahkemece geçersizliğin tespitine ilişkin asıl talep kabul edildiğinden terditli olarak ileri sürülen talepler hakkında hüküm kurulmasına yer olmadığına karar verilmesi ile yetinilmesi gerekirken, terditli diğer taleplerin reddine ve davacının terditli olarak ileri sürülen tazminat miktarı üzerinden vekâlet ücreti ile sorumlu tutulmasına karar verilmesi doğru olmamıştır. Hüküm bu yönden bozulmalıdır. Ne var ki yapılan hatanın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden HUMK'nın 438/VII. maddesi gereğince düzeltilerek onanması uygun bulunmuştur.SONUÇ: Yukarıda 1. bentte açıklanan nedenlerle davacının diğer temyiz itirazlarının reddine, 2. bent uyarınca kabulü ile mahkeme kararının hüküm kısmı 3. bendindeki “diğer taleplerin reddine” cümlesinin karar metninden çıkartılarak yerine “asıl talep kabul edildiğinden terditli talepler konusunda karar verilmesine yer olmadığına” altıncı bendin tamamının karardan çıkartılarak yerine “tazminat talepleri terditli olarak ileri sürülmüş olup asıl talebin kabul edilmesi nedeniyle terditli talepler incelenmediği ve davanın reddolunan kısmı bulunmadığından davalı Kamil Yamak mirasçıları ve diğer arsa sahipleri lehine vekâlet ücreti takdirine yer olmadığına” cümlelerinin yazılmasına ve kararın değiştirilen bu şekliyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, ödediği temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine, 28.12.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy