(818 S. K. m. 355)
Dava ve Karar: Yukarıda tarih ve numarası yazılı hüküm davacılar ile davalılar H. A., S. T. ve E. B. A. vekilince temyiz edilmiş, davalılar vekili tarafından istenmiş olmakla duruşma için tayin edilen günde davacılar vekili Avukat Orhan Bardakçı ile davalılar vekili Avukat Nevfel Yılmaz Göl geldi. Davalı Şerife Bulut gelmedi. Temyiz dilekçelerinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan ve hazır bulunan taraflar avukatları dinlendikten sonra vaktin darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması başka güne bırakılmıştı. Bu kere dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği konuşulup düşünüldü:
Dava, arsa payı karşılığı inşaat yapım sözleşmesi uyarınca verilmesi kararlaştırılan arsa payının davalılar adına olan tapu kaydının iptali ile davacı adına tesciline karar verilmesi istemiyle açılmış, davalılar inşaatın tamamlanmadığı ve gecikme olduğunun, bu nedenle alacakları bulunduğu gibi, kat irtifakı da kurulmadığından haksız açılan davanın reddini savunmuştur. Mahkemece davacının gerçekleştirdiği inşaat seviyesine göre hakettiği 284/788 payın davalı adına olan kaydının iptali ile davacı adına tesciline karar verilmiş, karar davacılar ile davalılardan H. A., S. T. ve E. B. A. tarafından temyiz edilmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle inşaatın sözleşmeye uygun ikmal edilerek teslim edildiğinde kalan arsa payı tapusunun ayrıca istenebileceğine göre davacıların tüm, temyiz eden davalıların aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Taraflar arasında düzenlenen 18.05.2006 tarihli sözleşmede yüklenicinin %60 arsa payı karşılığı inşaat yapması kararlaştırılmış, 6. maddesinde tapu devir aşamaları belirtilerek, kat irtifakı kurulmak suretiyle yükleniciye devredilecek bağımsız bölümler üzerinde arsa sahibi lehine ipotek konulacağı kabul edilmiştir. Mahkemece yaptırılan bilirkişi incelemesinde, inşaatın tamamlanma oranına göre yüklenicinin altı adet bağımsız bölüm karşılığı hisse devrine hak kazandığı saptanmıştır. Mahkemece buna göre arsa payının iptali ile tescile karar verilmiş ise de, kabul edilen bu payın hangi bağımsız bölümlere isabet ettiği açıklanmamış olup, hükümde infazda tereddüt yaratacak şekildedir. Bu nedenle yapılması gereken iş, bilirkişilerden ek rapor alınarak binanın kat irtifakına esas olacak şekilde her bir bağımsız bölüme isabet edecek arsa payını tespit ettirmek, sözleşmede yükleniciye verilmesi kararlaştırılan bağımsız bölümlerden altısına ait arsa payının davalılar adına olan kaydının iptali ile davacılar adına tesciline karar vermekten ibarettir.
Bu hususlar üzerinde durulmadan eksik inceleme ve infazda tereddüt yaratacak biçimde hükme varılması doğru olmadığı gibi, kabule göre de davalılardan hükmedilen pay miktarına göre fazla miktarda harç alınması da usul ve yasaya aykırı olmuş, kararın bozulması uygun bulunmuştur.
Sonuç: Yukarıda 1. bentte açıklanan nedenlerle davacıların tüm, temyiz eden davalıların sair temyiz itirazlarının reddine, 2. bent uyarınca kabulü ile hükmün davalılar H. A., S. T., E. B. A. yararına BOZULMASINA, 900,00 TL duruşma vekalet ücretinin davacılardan alınarak, Yargıtay duruşmasında vekille temsil olunan adı geçen davalılara verilmesine, ödedikleri temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davalılara geri verilmesine, 31.05.2012 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy