(818 S. K. m. 355)
Dava ve Karar: Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün duruşmalı olarak temyizen tetkiki davacı vekili tarafından istenmiş olmakla duruşma için tayin edilen günde davacı vekili Avukat O. A. ile davalı vekili Avukat O. K. geldi. Temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan ve hazır bulunan taraflar avukatları dinlendikten sonra vaktin darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması başka güne bırakılmıştı. Bu kere dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği konuşulup düşünüldü:
Dava, eser sözleşmesi ilişkisinden kaynaklanmış olup, fazla imalat, fiyat farkı ile kaynak ağırlığından doğan imalat ağırlık fiyat farkı alacaklarının tahsili istemine ilişkindir.
Mahkemece davanın reddine dair verilen karar, davacı vekilince temyiz edilmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacı vekilinin fazla imalat ve fiyat farkı bedeli talebinin reddine yönelik temyiz itirazları yerinde görülmemiş, reddi gerekmiştir.
2- Diğer temyiz itirazlarına gelince; yanlar arasında imzalanan Ağustos/2005 tarihli sözleşmede kaynak ağırlığı ve bunun yapılan imalat ve bedeline ne şekilde yansıtılacağına dair düzenleme bulunmadığı gibi Yapım İşleri Genel Şartnamesi de sözleşme ekleri arasında sayılmamıştır. Buna göre hükme esas alınan bilirkişi kurulu rapor ve ek raporlarında belirtildiği gibi davacı kaynak ağırlığı farkından dolayı bedel talep edemez. Ancak davalı cevap dilekçesinde de beyan ettiği gibi, sulh görüşmeleri sırasında %1,75 oranında kaynak ağırlığının imalat ağırlık hesabına katılmasını kabul etmiştir. Tarafların sulh görüşmeleri sırasındaki beyanlarının kendilerini bağlamayacağı düşünülse dahi, davalı yüklenici davacı taşerona Üsküdar 5. Noterliği'nden gönderdiği 10.10.2007 gün 37854 yevmiye nolu ihtarnamesi ekinde düzenlediği Öner-Mak Geçici Balans Tablosunda taşeronun alacağını hesaplarken %1,75 oranında kaynak ağırlığı farkını da hesabına kattığından bu oranda kaynak ağırlığı fiyat farkını ödemeyi kabul etmiş sayılmalıdır.
Bu durumda mahkemece öncelikle harca esas değeri 12.000,00 TL olan toplam 10.000 $+KDV talebinde kaynak ağırlık fiyat farkı ile ilgili ne miktarda istemde bulunduğu davacı vekiline açıklattırıldıktan sonra hükme esas alınan bilirkişi kurulunun ek raporlarında hesaplanan, kaynak ağırlığının imalat ağırlık hesaplarına katılmak suretiyle belirlenen davacının istemekte haklı olduğu alacak miktarının talep de dikkate alınarak davalıdan tahsiline karar verilmesi gerekirken, bu husus gözden kaçırılarak yanlış değerlendirme ile davanın tümden reddi doğru olmamış, kararın bozulması uygun bulunmuştur.
Sonuç: Yukarıda 1. bentte açıklanan nedenlerle davacının diğer temyiz itirazlarının reddine, 2. bent gereğince kabulü ile hükmün davacı yararına BOZULMASINA, 900,00 TL duruşma vekalet ücretinin davalıdan alınarak Yargıtay duruşmasında vekille temsil olunan davacıya verilmesine, ödediği temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine, 07.06.2012 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy