(818 S. K. m. 101, 355)
Dava ve Karar: Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün temyizen tetkiki davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış eksiklik nedeniyle mahalline iade edilen dosya ikmal edilerek gelmiş olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:
Uyuşmazlık BK'nın 355 ve devamı maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesinden kaynaklanmış olup, davada iş bedelinin ödenmeyen kısmının tahsili istemiyle başlatılan ilâmsız icra takibine davalı borçlu tarafından yapılan itirazın iptali ile takibin devamı ve inkâr tazminatının tahsili istenmiştir. Mahkemece davanın kabulüne dair verilen karar davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- İcra takip talebinde 7.154,58 TL asıl alacak ve 2.196,37 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 9.350,96 TL alacağın takip tarihinden itibaren yasal faizi, icra masrafları ve vekâlet ücretiyle birlikte tahsili istenmiştir. Takip talebinde faizin başlangıç tarihi gösterilmemiş, faiz hesabının nasıl yapıldığı da açıklanmamıştır. Mahkemece muhasebeci bilirkişi tarafından düzenlenen 02.12.2008 tarihli ek rapor esas alınarak ve taleple bağlı kalınarak 2.196,00 TL faiz alacağı bakımından da itirazın iptali ile takibin devamına karar verilmiştir. Hükme esas alınan ek raporda taraflar arasındaki 27.10.2003 tarihli taşeronluk sözleşmesinin 6. maddesine atıf yapılarak temerrüdün son hakedişin düzenlendiği ayı takip eden ayın 15. günü oluştuğu kabul edilmiş, temerrüdün oluştuğu 15.03.2004 tarihi ile icra takibinin başlatıldığı 03.02.2005 tarihleri arasındaki dönem için avans faiz oranlarına göre temerrüt faizi hesaplanmıştır. Yanlar arasındaki sözleşmenin ödeme şekli başlıklı 6. maddesinde Ödemeler aylık hakedişler halinde yapılıp hakediş yapılan ayı takip eden ayın 15'inde ödeme yapılacaktır... şeklinde düzenlemeye yer verilmiştir. Mahkemece sözleşmedeki bu düzenleme BK'nın 101/II. hükmü uyarınca kesin vade olarak yorumlanmış, takibe dayanak yapılan faturalardan en son tarihli olanı 2004 yılı Şubat ayında düzenlendiğinden takip eden ayın onbeşinci günü olan 15.03.2004 tarihinde temerrüdün oluştuğu kabul edilerek bu tarih faize başlangıç alınmıştır. Oysa kesin vadeden söz edilebilmesi için taraflarca müttefikan kararlaştırılan ifa gününün takvime bakıldığında tarih olarak açıkça belirli olması veya kesin olarak hesaplanabilir olması gerekir. Sözleşmede hakedişlerin hangi aylarda ve tarihlerde düzenleneceği açıkça belirtilmediğinden, belirli olmayan hakediş tanzim tarihleri başlangıç alınarak belirlenen ödeme süresi de kesin vade sayılamaz. Sözleşmede kararlaştırılan süre, borcun ifa edileceği günü (kesin vadeyi) değil, borcun muaccel (istenebilir) hale geldiğini göstermektedir. BK'nın 101/I. maddesi uyarınca muaccel bir borcun borçlusu alacaklının ihtarıyla temerrüde düşeceğinden borçlunun temerrüde düşmesi ve geçmiş günler faiziyle sorumlu tutulabilmesi için borcun muaccel olmasından sonra keşide edilmiş ihtarın varlığı şarttır. Dosyada icra takibinden önce borçluya keşide ve tebliğ edilmiş bir ihtara rastlanmadığı gibi bu yönde bir iddiada da bulunulmamıştır. Borçluya fatura gönderilmesi, ödeme talebini içerir bir kayıt bulunmadığı sürece ihtar sayılamaz ve temerrüde esas alınamaz. Takip dayanağı faturalarda fatura bedelinin ödenmesi yönünde bir talep bulunmadığından soyut fatura tebliği de temerrüt oluşturmamaktadır. Bu durumda mahkemece icra takibinden önce davalı borçlunun temerrüde düşürülmediği, temerrüdün icra takibinin başladığı 03.02.2005 tarihinde gerçekleştiği gözetilerek takip öncesi döneme ait temerrüt faizi alacağına ilişkin itirazın iptali isteminin reddi gerekirken, temerrüt tarihinin belirlenmesinde hataya düşülerek kabulü doğru olmamış, kararın bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda 1. bentte açıklanan nedenlerle davalının sair temyiz itirazlarının reddine, 2. bent uyarınca kabulü ile kararın temyiz eden davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davalıya geri verilmesine, 12.10.2011 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy