(818 S. K. m. 366) (2004 S. K. m. 67)
Dava: Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün temyizen tetkiki taraf vekillerince istenmiş ve temyiz dilekçelerinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Dava, iş bedelinin ödenmeyen kısmının tahsili için başlatılan icra takibinin davalı iş sahibi şirket vekilinin kısmi itirazı üzerine durması nedeniyle itirazın iptali, icra takibinin devamı, icra inkar tazminatının tahsili istemleriyle açılmış, mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, karar taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre taraf vekillerinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Taraflar arasında yazılı sözleşme bulunmamaktadır. Taraflar sözlü olarak iş bedeli konusunda anlaşamamaktadırlar. Bu durumda iş bedelinin Borçlar Kanunu'nun 366. maddesi uyarınca yapıldığı yıl mahalli serbest piyasa rayiçlerine göre, konunun uzmanı bilirkişi aracılığıyla ve keşif yapılarak hesaplattırılması gerekir.
Mahkemece Borçlar Kanunu'nun 366. maddesi uyarınca keşif yapılıp bilirkişi raporu alınarak iş bedeli belirlemeden dosya üzerinde rapor veren bilirkişilerin raporlarına dayanılarak yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmamıştır.
3- Davacı yüklenici şirket vekili İzmir 23. İcra Müdürlüğü'nün 2008/8960 sayılı takip dosyası ile başlattığı icra takibinde işlemiş faiz isteminde de bulunmuştur. Mahkemece davalı iş sahibi şirketin icra takibinden önce temerrüde düşürülmediği gerekçesiyle istemin reddine karar verilmiştir. Dosyada bulunan Karşıyaka 3. Noterliği'nin 22.10.2008 günlü ve 24542 yevmiye numaralı ihtarnamesi ile davacı yüklenici şirketin miktar göstererek ödeme isteminde bulunduğu, bu ihtarnamenin 23.10.2008 tarihinde davalı iş sahibi şirkete tebliğ edildiği, ihtarnamede tanınan 3 günlük ödeme süresi eklendiğinde davalı iş sahibi şirketin 27.10.2008 tarihinde temerrüde düştüğü anlaşılmaktadır.
Bu durumda temerrüt tarihi ile icra takibinin başlatıldığı 31.10.2008 tarihi arasındaki süre için hesaplanacak işlemiş faizin karar altına alınması gerekirken, davacı yüklenici şirketin işlemiş faiz isteminin reddine karar verilmesi de hatalı olmuştur.
Yapılacak iş, icra takibine ve davaya konu teşkil eden işlerin bedellerinin konunun uzmanı bilirkişi aracılığıyla yapıldığı yıl serbest mahalli piyasa rayiçlerine göre yerinde keşifle hesaplattırılmasından davalı iş sahibi şirketin ödemeleri düşülerek ve yukarıda açıklandığı şekilde işlemiş faiz miktarı belirlenerek davanın sonuçlandırılmasından ibarettir.
Kararın bu nedenlerle bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda 1. bentte açıklanan nedenlerle tarafların sair temyiz itirazlarının reddine, kararın 2. bent uyarınca davalı iş sahibi şirket yararına, 3. bent uyarınca davacı yüklenici şirket yararına BOZULMASINA, fazla alınan temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden taraflara geri verilmesine, 04.05.2012 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy