(818 S. K. m. 355, 366)
Dava ve Karar: Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün duruşmalı olarak temyizen tetkiki davacı vekili tarafından istenmiş olmakla duruşma için tayin edilen günde davacı vekili Avukat Mehmet Erdem geldi. Davalı vekili gelmedi. Temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan ve hazır bulunan davacı avukatı dinlendikten sonra vaktin darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması başka güne bırakılmıştı. Bu kere dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği konuşulup düşünüldü:
Dava, Borçlar Yasası'nın 355 ve devamı maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesinden kaynaklanan iş bedeli alacağının tahsili için yapılan icra takibine itirazın iptali, takibin devamı ve %40 icra inkâr giderimi istemine ilişkindir.
Yerel mahkemede görülen davanın yapılan açık yargılaması sonucunda davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacının aşağıdaki bendin dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde görülmemiş, reddi gerekmiştir.
2- Davacının diğer temyiz itirazlarının incelenmesine gelince;
Eser sözleşmesi taraflara karşılıklı haklar ve borçlar yükleyen bir iş görme akdidir. Yüklenici yapımını üstlendiği eseri sözleşmeye, fen ve sanat kurallarına ve amaca uygun olarak imal edip iş sahibine teslim etmekle, iş sahibi de kararlaştırılan bedeli ödemekle mükelleftirler.
Dava konusu somut olayda, davacı yüklenici davalıdan teslim aldığı kumaşlar için fason pantolon dikim işini üstlenmiştir. Davacı 10.12.2010 tarihli oturumda alınan kendi beyanına göre, davalı tarafın kendine kumaşları teslim ettiğini dikimin yapıldığını, daha sonra dikilen pantolonların yıkamaya teslim edildiğini davacıya doğrudan teslim yapılmadığı için irsaliyelere imza alınamadığını ifade etmiştir.
Olaya ilişkin temel uyuşmazlık pantolonların dikildikten sonra yıkanıp davalıya teslim edilip edilmediği ve iş bedeli konusunda toplanmaktadır. Davacı alacağın tahsili için Şişli 8. İcra Müdürlüğü'nün 2009/39386 Esas sayılı dosyasında icra takibi yaparak 29.361,00 TL asıl alacak, 1.879,91 TL işlemiş faiz talebinde bulunmuştur. Davalı borçlunun itirazı üzerine takip durmuştur. Eldeki davada, itirazın iptali, takibin devamı ve %40 icra inkar giderimi istenmiştir. İcra dosyası, faturalar, sevk irsaliyeleri, davacının işletme defteri ve tarafların gösterdiği kanıtlar kısmen toplanarak dosya üzerinden mali müşavir bilirkişi vasıtasıyla inceleme yapılmıştır. Düzenlenen raporda, davacının işletme defterine göre alacak tutarı 29.361,18 TL olarak hesaplanmıştır. Ancak mahkemece düzenlenen faturalar ve bu rapor dikkate alınarak davanın kabulüne karar verilemeyeceği, teslim olgusunun da kanıtlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Oysa davacı dava dilekçesinde kanıt olarak tanık dinleteceğini de belirtmiştir. Hatta işi yapıp teslim ettiğini, dinleteceği tanıklar vasıtasıyla kanıtlayacağını 10.12.2010 tarihli oturumda ileri sürmüştür. Buna rağmen davacı tanıklarının kimler olduğu belirlenip dinlenmeden teslim olgusu belirlenmeden davanın reddine karar verilmiştir. Anılan somut olaya ilişkin maddi olgular pekala tanık sözleriyle ispat edilebilir. Bu bakımdan davacı tanıklarının dinlenilmemesi usul, yasaya ve yönteme aykırı olmuştur.
O halde yapılması gereken iş; davacı tanıkları da dinlenildikten sonra davaya konu pantolonların dikilip davacı tarafından davalıya teslim edildiği kanıtlandığı takdirde tayin edilecek uzman bir bilirkişiden rapor alınarak Borçlar Yasası'nın 366. maddesi uyarınca işin yapıldığı tarihteki serbest piyasa rayiçlerine göre iş bedelinin saptanmasından, sonucu dairesinde karar verilmesinden ibaret olmalıdır. Aksi takdirde şimdiki gibi davanın reddi yönünde hüküm kurulmalıdır.
Açıklanan olgular gözden uzak tutularak eksik inceleme sonucu yazılı şekilde davanın reddine karar verilmesi isabetli olmamış, kararın bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda 1. bentte açıklanan nedenlerle davacının sair temyiz itirazlarının reddine, 2. bent uyarınca kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, 825,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak Yargıtay duruşmasında kendisini vekille temsil ettiren davacıya verilmesine, ödediği temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine, 23.11.2011 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy