(818 S. K. m. 355)
Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün temyizen tetkiki davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:
Dava, eser sözleşmesine dayalı bakiye alacağın tahsili istemiyle girişilen icra takibine vaki itirazın iptaline ilişkindir. Davalı borcunun kalmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur. Mahkemenin davanın reddine dair kararı, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Taraflar arasında takibe konu faturaların içeriğinde yer alan işlerin yapılıp teslim edildiği uyuşmazlık konusu değildir. Uyuşmazlık kalan bedelin ödenip ödenmediği konusundadır. Kural olarak ödemenin yapıldığını ispat külfeti davalıya aittir. Buna ilişkin ödeme belgeleri sunmuş ise de, davacı belgelerdeki imzayı inkar etmiş, Adli Tıp Kurumu'ndan alınan bilirkişi raporuyla da imzaların aidiyeti konusunda sonuca varılamadığı belirtilmiştir. Tarafların defter kayıtlarına göre de ödemelerin yapılıp yapılmadığı kesin olarak anlaşılamamaktadır. Her ne kadar mahkemece davacıya yemin teklif hakkı sorulmuş ise de az yukarıda değinildiği üzere iş bedelinin ödendiğini ispat yükümlülüğü davalı iş sahibine aittir. Bu nedenle cevap dilekçesinde yemin deliline de dayanmış olduğu gözetilerek, ödemenin yapıldığı konusunda davalıya yemin teklif hakkı hatırlatılarak sonucuna göre hüküm kurulması gerekirken, ispat külfeti davacıya yüklenerek hükme varılması usul ve yasaya aykırı olmuş, kararın bozulması gerekmiştir.
Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davacı yararına BOZULMASINA, fazla alınan temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine, 14.05.2012 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy