(818 S. K. m. 125, 126)
Dava: Yukarıda tarih ve numarası yazılı hüküm davacıyla davalılar Y. G. ve E. O. vekillerince temyiz edilmiş, davalılar Y. G. ve E. O. tarafından duruşma istenmiş ise de miktar itibariyle duruşma isteğinin reddiyle incelemenin evrak üzerinde yapılmasına karar verildikten ve temyiz dilekçelerinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Asıl dava, kat karşılığı inşaat sözleşmesi uyarınca inşaa olunan B Bloktaki 2 numaralı bağımsız bölümde gizli ayıptan kaynaklanan zararın tahsili istemiyle açılmış, davalı zamanaşımı definde bulunmuş, esastan da davanın reddini savunmuştur. Birleşen dava ise; 1 parselde inşaa olunan blokta bulunan 1 numaralı daire sebebiyle ödenen gizli ayıp bedeli ve diğer masrafların davalı yükleniciden rücuan tahsili istemiyle açılmış, mahkemenin asıl ve birleşen davanın kısmen kabulüne dair verilen kararı davacıyla davalılar Y. G. ve E. O. tarafından temyiz edilmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalının aşağıdaki bendin dışında kalan sair temyiz itirazları reddedilmelidir.
2- Taraflar arasında imzalanan kat karşılığı inşaat sözleşmesi uyarınca yapımı kararlaştırılan inşaatın 3.10.1994 tarihinde iskan ruhsatı alınarak teslim edildiği dosyaya giren belgelerden anlaşılmaktadır. B.K. 126/IV. maddesi uyarınca, eser sözleşmesinin bir çeşidi olan arsa payı karşılığı inşaat sözleşmelerinde müteahhidin kasıt veya ağır kusuruyla akdi hiç veya gereği gibi yerine getirmemiş, bilhassa ayıplı malzeme kullanmış veya ayıplı bir iş meydana getirmiş olması sebebiyle açılacak davalar anılan Kanunun 125. maddesi uyarınca 10 yıllık zamanaşımı süresine tabidir. Asıl davada 2 numaralı bağımsız bölümdeki gizli ayıp bedelinin istenmesine göre iskan tarihinden itibaren dava tarihine kadar 10 yıllık zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğu ortadadır. O halde bu sebeple asıl davanın zamanaşımı gerçekleştiğinden reddine karar verilmesi gerekirken, bu husus gözetilmeksizin kabul kararı verilmesi doğru olmadığından karar bozulmalıdır.
Birleşen davadaki temyiz istemlerine gelince; arsa sahiplerinden 1 numaralı daireyi satın alan Y. G. tarafından arsa sahipleri ve yüklenici aleyhine açılan davada, gizli ayıplı imalatların tutarı 10.358,18 TL'nin arsa sahiplerinden tahsiline karar verilmiş, yükleniciyle akdi ilişkisi bulunmadığından aleyhindeki dava reddedilmiştir. Bu durumda inşaat sözleşmesi uyarınca arsa sahiplerinin daire satın alana ödedikleri bu zararı sonuçta yükleniciye rücu edebilecekleri, o davada bulunan yüklenici tarafından da bilinebileceğinden ve arsa sahiplerinin yükleniciye rücu istemleri de yerinde olduğundan, birleşen davada istemin tümüyle kabulü gerekirken, bu husus gözetilmeksizin sadece anaparanın tahsili yönünde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olmuştur. Karar bu sebeple de bozulmalıdır.
Sonuç: Yukarıda 1. bentte açıklanan sebeplerle davalıların diğer temyiz itirazlarının reddine, 2. bent uyarınca davacıyla davalılar Y. G. ve E. O.'ın temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün adı geçenler yararına BOZULMASINA, ödedikleri temyiz peşin harçlarının istenmesi halinde temyiz eden davacıyla davalılar Y. G. ve E. O.'a iadesine, 09.05.2012 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy