(5237 S. K. m. 50, 51, 58, 268) (5271 S. K. m. 326)
Dava ve Karar: Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
1-Sanığın dolandırıcılık suçundan işlem yapılmak üzere polis merkezine götürüldüğünde kendisi hakkında soruşturma ve kovuşturma yapılmasını engellemek amacıyla kardeşi T. E.'a ait kimlik bilgilerini vermesi şeklinde gerçekleşen olayda eylemin bir bütün halinde sadece TCK'nın 268 inci maddesinde tanımlanan başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması suçunu oluşturacağı gözetilmeden, ayrıca resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyanda bulunma suçundan da mahkumiyet hükmü kurulması,
2- Kabul ve uygulamaya göre de;
a) Sanık hakkında tekerrür hükmü uygulanırken TCK'nın 58/7 nci maddesi gereğince "cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına" karar verilmemesi,
b) Sanık hakkında TCKnın 50. ve 51 inci maddesi hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının karar yerinde tartışılmaması,
c) Gerekçeli karar başlığında suç adının "başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması" yerine "iftira" olarak yazılması,
Sonuç: Kanuna aykırı, Cumhuriyet savcısının ve sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin bu sebeplerden dolayı BOZULMASINA, bozma ilamının 2/a maddesi yönünden CMUK'nın 326/son maddesi uyarınca kazanılmış hakların saklı tutulmasına, 29.04.2015 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy