Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi
Suç : Yalan tanıklık
Hüküm : TCK'nın 272/2, 62/1, 50/1-a, 52/2-4. maddeleri gereğince mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
1- Her ne kadar gerekçeli kararda, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair kararın neden kaldırılıp hükmün açıklandığı belirtilmiş ise de; mahkumiyet hükmünün kanuni gerekçesinin gösterilmediği bu bağlamda, mahkeme kararlarının Yargıtay denetimine olanak verecek şekilde açık olması ve Yargıtay'ın bu işlevini yerine getirmesi için kararın dayandığı tüm kanıtların, bu kanıtlara göre mahkemenin ulaştığı sonuçların iddia, savunma ve dosyadaki diğer belgelere göre sanığa isnat edilen ve suç oluşturduğu kabul edilen eylemin karar yerinde gösterilmesi ve bu hususun gerekçeye yansıtılması gerektiği gözetilmeden, gerekçeden yoksun şekilde hüküm kurulması suretiyle, Anayasanın 141, CMK'nın 34, 230. maddelerine muhalefet edilmesi,
2- Kabul ve uygulamaya göre ise;
Hakkında hükmün açıklanması geri bırakılan sanığın, denetim süresi içinde kasten yeni bir suç işlemesi nedeniyle, CMK'nın 231/11. maddesi uyarınca, hakkındaki hükmün ilk şekliyle açıklanması gerektiği gözetilmeden, hükmolunan hapis cezasının adli para cezasına çevrilmesi,
Kanuna aykırı, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, sair yönleri incelenmeyen hükmün öncelikle bu sebepten dolayı BOZULMASINA, 1412 sayılı CMUK'nın 326/son maddesi gereğince sanığın sonuç cezanın nevi ve miktarı bakımından kazanılmış hakkının saklı tutulmasına, 14.01.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy