Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi
Suç : Başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerini kullanma
Hüküm : TCK'nın 268/1. maddesi delaletiyle 267/1, 269/1, 62/1, 58/6-8, 53/1. maddeleri gereğince mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Gerekçeli karar başlığında suç adının "başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması" şeklinde mahallinde düzeltilmesi mümkün görülmüştür.
Yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine ancak;
Sanığın hakkında çıkan yakalama kararının infazını engellemek amacıyla kolluk görevlilerine kendi kimliği yerine kardeşinin kimliğini ibraz etmesi ve o sırada tedirgin davranması nedeniyle henüz hiçbir tutanak tanzim edilmeden kendisi ile yapılan görüşmede gerçek kimliğini açıklaması şeklinde gerçekleşen eyleminin 5326 sayılı Kabahatler Kanununun 40. maddesi kapsamında kalıp kalmadığının karar yerinde tartışılmaması,
Kabule göre de;
Tefhimle hükmün esasını oluşturan kısa kararda emanetin 2014/636 sırasında kayıtlı nüfus cüzdanı hakkında bir karar verilmediği halde, gerekçeli kararda dosyada delil olarak saklanmasına karar verilmesi suretiyle gerekçeli kararla kısa karar arasında çelişki yaratılması,
Kanuna aykırı, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün bu sebeplerden dolayı BOZULMASINA, 29.06.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy