Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi
Suç : İftira
Hüküm : TCK'nın 267/1, 62, 50, 52/2-4. maddeleri uyarınca mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Sanığın tanık olarak dinlendiği duruşmadaki anlatımlarından bilahare dönmesi, yetkili mercilere suç ihbarı niteliğinde kabul edilemeyeceği cihetle atılı suçun oluşmadığı gözetilmeden, yazılı şekilde mahkumiyetine karar verilmesi,
Kabule ve uygulamaya göre de;
TCK'nın 50/3. maddesinin "uygulamada asıl mahkûmiyet, bu madde hükümlerine göre çevrilen adlî para cezası veya tedbirdir " hükmüne göre, fıkranın (a) bendinde belirtilen adli para cezasının, kısa süreli hapis cezasına seçenek yaptırım, diğer bentlerinde belirtilenlerin ise tedbir niteliğinde olduğu, TCK'nın 50/6. maddesinde seçenek tedbirlere uyulmaması halinde yapılacak uygulama düzenlemiş olup, infaz aşamasında seçenek yaptırım olan adli para cezasının yerine getirilmemesi halinde ise anılan fıkraya göre değil 5275 sayılı Kanunun 106/3. maddesi uyarınca uygulama yapılacağı gözetilmeden infazı da kısıtlar biçimde TCK’nın 50/6. maddesi gereğince ihtarat yapılması,
Kanuna aykırı, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı BOZULMASINA, 08.12.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy