Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi
Suç: Başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerini kullanma
Hüküm: TCK'nın 267/1, 267/5, 267/6, 53, 58/6. maddeleri gereğince mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Sanığın eylemi nedeniyle mağdurun yakalanarak cezaevine konulduğu ve bir süre cezaevinde kaldığı anlaşılmakla sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 267/4. maddesi gereğince kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan zamanaşımı süresince iddianame düzenlenerek dava açılıp hüküm kurulması mümkün görülmüştür.
1-Anayasa Mahkemesinin 10.04.2013 tarih ve 2013/14 Esas, 2013/56 sayılı kararı ile TCK'nın 267/5. maddesindeki "...süreli hapis cezasına mahkumiyeti halinde, mahkum olunan cezanın üçte ikisi kadar hapis cezasına..." bölümünün, iptaline karar verilerek 10.06.2014 tarihinde yürürlüğe girmesi karşısında, sanığın hukuki durumunun yeniden takdir ve tayininde zorunluluk bulunması,
2- Kabul ve uygulamaya göre de;
a-TCK'nın 58. maddesinin uygulanması sırasında adli sicil kaydındaki hangi ilamın tekerrüre esas alındığının karar yerinde gösterilmemesi,
b-TCK'nın 53. maddesinde düzenlenen hak yoksunluklarının uygulanması bakımından, Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih, 2014/140 E, 2015/85 sayılı iptal kararının gözetilmesi lüzumu,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı BOZULMASINA, 09.03.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy