Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi
Suç : Başkalarına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması
Hüküm : 5237 sayılı TCK'nın 267/1, 269/1, 53, 58. maddeleri uyarınca mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1- Dosya kapsamında yapılan incelemede, iftira suçunun özel bir halini düzenleyen TCK'nın 268. maddesinde tanımlanan "başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması" suçunun oluşabilmesi için, kişinin işlediği suç nedeniyle kendisi hakkında soruşturma ve kovuşturma yapılmasını engellemek amacıyla, başkasına ait kimliği veya kimlik bilgilerini kullanması gerektiği somut olayda; kullandığı aracın çalıntı çıkması nedeniyle hırsızlık suçu şüphelisi sıfatıyla kimlik bilgileri sorulması üzerine kendisini ... olarak tanıtan sanığın eyleminin gerçekte bu isimde bir kişinin bulunmaması nedeniyle resmi belgenin düzenlenmesi sırasında yalan beyanda bulunmak suçunu oluşturduğu gözetilmeden, suç vasfında yanılgıya düşülerek yazılı şekilde hüküm kurulması,
2-Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih, 2014/140 E. 2015/85 sayılı iptal kararı ile TCK'nın 53. maddesindeki bazı düzenlemelerin iptal edilmiş olması nedeniyle bu karar doğrultusunda hüküm kurulmasında zorunluluk bulunması,
3- Kabule ve uygulamaya göre de;
a) Sanığın gerçek kimliğinin araçta bulunan diğer kişiler tarafından açıklanarak ortaya çıkması karşısında, şartları oluşmadığı halde cezasından TCK 269/1. maddesi uyarınca indirim yapılmak suretiyle eksik ceza tayini,
b) Suç adının gerekçeli karar başlığında ve hükümde "Başkalarına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması" yerine "iftira" olarak yazılması,
Kanuna aykırı, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı BOZULMASINA, 04.03.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy