Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi
Suç: Başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin
kullanılması
Hüküm: TCK'nın 268/1 maddesi delaletiyle 267/1, 53.
maddeleri uyarınca mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
1- Dosya içerisinde sureti bulunan... Cumhuriyet Başsavcılığının 22.03.2012 tarih ve 2011/8229 soruşturma ve 2012/723 esas sayılı iddianamesinin sanık hakkında aynı suç nedeniyle ... Asliye Ceza Mahkemesine hitaben düzenlenmiş olduğu görülmekle, mükerrer karar verilmemesi için söz konusu davanın akibetinin araştırılıp sonucuna göre karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
2- İddianamede sevk maddesinin TCK'nın 267/1, 268/1 ve 53/1 olarak belirtilmesine, anlatımda ise sadece başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması suçundan bahsedildiği dikkate alınmadan sanık hakkında tek olan eylemden iki farklı hüküm kurulması,
3- Kabul ve uygulamaya göre; Kanunda öngörülen alt ve üst sınır arasında temel cezayı belirlemek hâkimin takdir ve değerlendirme yetkisi içindedir. Ancak, Anayasanın 141, 5237 sayılı TCK'nın 3, 5271 sayılı CMK'nın 34, 230 ve 289. maddeleri uyarınca hükümde bu takdirin denetime olanak sağlayacak biçimde, hak ve nesafet kurallarına uygun, dosya içeriği ile uyumlu yasal ve yeterli gerekçesinin gösterilmesi zorunludur. Bu minvalde, kanun metinlerdeki ifadelerin tekrarı bu metinlerdeki genel nitelikli ölçütler somut olaya ve failine özgülenmediği müddetçe yeterli bir gerekçe değildir. Bu açıdan yapılan değerlendirmede; sanık hakkında suçun işleniş biçimi de nazara alındığında temel ceza tayin edilirken alt sınırdan orantısız şekilde uzaklaşmayı gerektirir bir durum bulunmadığı gözetilmeden yazılı şekilde uygulama yapılarak TCK'nın 61. maddesine muhalefetle fazla ceza tayini,
4- Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih, 2014/140 E. 2015/85 sayılı iptal kararı ile TCK'nın 53. maddesindeki bazı düzenlemelerin iptal edilmiş olması nedeniyle bu karar doğrultusunda hüküm kurulmasında zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görülmüş olduğundan, hükmün 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca uygulanması gereken CMUK'nın 321. maddesi gereğince BOZULMASINA, 03.03.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.