Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi
Suç: İftira, Yalan tanıklık
Hüküm: Beraat
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Yapılan yargılama sonunda sanıklara yüklenen suçların unsurları itibariyle oluşmadığı gerekçeleri gösterilerek mahkemece kabul ve takdir kılınmış olduğundan, katılanın yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Sanık ...'nin, eşi olan diğer sanık ...'ın katılanlar ile ilgili verdiği şikayet dilekçesinden sonra, dilekçedeki iddialarla ilgili olarak kolluğa tanık sıfatıyla ifade vermesi şeklindeki eyleminin, 5237 sayılı TCK'nın 44. maddesi gereğince yalan tanıklık suçunu düzenleyen aynı Kanunun 272. maddesine temas etmesi ancak, kolluğun yeminli tanık dinlemeye yetkili kişi ya da kurullardan olmaması nedeniyle, sanık ...'ın eyleminin de karar gerekçesinde açıklandığı gibi somut olgulara dayanan anayasal şikayet hakkının kullanılması kapsamında kalması sebebiyle sanıkların unsurları itibariyle oluşmayan müsnet suçlardan CMK'nın 223/2-a maddesi gereğince beraatlerine karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu biçimde ve uygulanan kanun maddesinin de gösterilmemesi suretiyle CMK'nın 232/6. maddesine muhalefet edilerek karar verilmesi,
Kanuna aykırı olup, hükmün bu nedenle BOZULMASINA, bu hususun yeniden yargılama yapılmaksızın CMUK'nın 322. maddesine göre düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hükmün 1. fıkrasının çıkarılarak yerine “Sanıklar hakkında katılana karşı iftira ve yalan tanıklık suçlarını işledikleri iddia olunarak cezalandırılmaları talep edilmiş ise de; yasal unsurları oluşmayan atılı suçlardan sanıkların 5271 sayılı CMK'nın 223/2-a maddesi gereğince ayrı ayrı Beraatlerine," ibaresinin eklenmesi suretiyle diğer yönleri usul ve kanuna uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 11.02.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.