Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi
Suç : Başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin
kullanılması
Hüküm : TCK'nın 268/1. maddesi delaletiyle 267/1, 269/1, 62/1,
51/1-3-6-7-8, 53/1-2. maddesi uyarınca mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
1-Başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerini kullanma suçunun oluşabilmesi için sanığın hakkında bulunan bir suç soruşturma veya kovuşturmasında başkasının kimlik veya kimlik bilgilerini kullanması gerektiği cihetle; somut olayda sanık hakkında herhangi bir suç soruşturmasının bulunmadığı esnada, durumundan şüphelenilmesi sebebiyle görevli polis memurları tarafından durdurularak, kimlik istenmesi üzerine başkasına ait kimlik bilgilerini beyan etmekten ibaret eylemin 5326 sayılı Kabahatler Kanununun 40/1 maddesinde düzenlenen kimliği konusunda gerçeğe aykırı beyanda bulunma kabahatini oluşturacağı, hukuki durumunun buna göre takdir ve tayini gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması,
2-Kabul ve uygulamaya göre de;
a-Başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerini kullanma suçunda korunan hukuki yarar ve suçun niteliği dikkate alındığında maddi zarar söz konusu olmadığı gözetilmeden sabıkasız olan ve tekrar suç işlemeyeceği hususu olumlu değerlendirilerek cezası ertelenen sanık hakkında, müştekinin zararının giderilmediği gerekçesi ile CMK'nın 231/5. maddesinde düzenlenen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi,
b-Kısa süreli hapis cezasının ertelenmesi durumunda hak yoksunluğunun uygulanamayacağı gözetilmeden TCK'nın 53/1. maddesindeki haklardan yoksun bırakılmasına karar verilmesi suretiyle TCK'nın 53/4. maddesine muhalefet edilmesi,
Kanuna aykırı, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün bu sebeplerden dolayı BOZULMASINA, 10.06.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy