Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi
Suç: Başkalarına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması
Hüküm: 5237 sayılı TCK'nın 268/1. maddesi delaletiyle 267/1, 62,
53. maddeleri uyarınca mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1-İftira suçunun özel bir halini düzenleyen TCK'nın 268. maddesinde tanımlanan "başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması" suçunun oluşabilmesi için, kişinin işlediği suç nedeniyle kendisi hakkında soruşturma ve kovuşturma yapılmasını engellemek amacıyla, başkasına ait kimliği veya kimlik bilgilerini kullanması gerektiği somut olayda; kesinleşmiş mahkumiyet kararları nedeniyle hakkında yakalama kararı bulunan ve bu kararların infazına engel olmak amacıyla katılan ...'a ait ehliyeti kolluk görevlilerine ibraz eden sanığın herhangi bir sahte belge düzenlenmeden gerçek durumu tespit edildiğinden, sanığın eyleminin Kabahatler Kanununun 40. maddesi kapsamında kaldığı, hukuki durumunun buna göre takdir ve tayini gerektiği gözetilmeden, suç vasfında yanılgıya düşülerek yazılı şekilde hüküm kurulması,
2-Kabul ve uygulamaya göre;
a-Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih, 2014/140 E. 2015/85 sayılı iptal kararı ile TCK'nın 53. maddesindeki bazı düzenlemelerin iptal edilmiş olması nedeniyle bu karar doğrultusunda hüküm kurulmasında zorunluluk bulunması,
b-Tekerrüre esas mahkumiyeti bulunan sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 58/6. maddesinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı BOZULMASINA, 28.03.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy