Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi
Suç : İftira
Hüküm : 5237 sayılı TCK'nın 267/1, 53 ve 58. maddeleri uyarınca mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Sanığın sair temyiz itirazlarının reddine, ancak,
1- Gerekçeli kararda sanık hakkında, duruşmalardaki saygılı tutum ve davranışları nazara alınarak TCK'nın 62/1. maddesinin uygulandığının belirtilmesine rağmen hüküm fıkrasında uygulamasına yer olmadığına karar verilmesi suretiyle çelişki oluşturulması,
2- Sanığın cezaevinde gardiyan olarak görev yapan mağdura ilişkin: "infaz koruma memuru olarak çalışan ...'ın ... isimli mahkuma her türlü yardımcı olduğunu, ...'ı mahkemeye ve hastahaneye götürürken ailesi ve eşiyle telefonla görüştürdüğünü, bunların karşılığında ...'ın infaz koruma memuru ...'ın içki masraflarını karşıladığını bildirdiği" şeklinde gerçekleşen olayda,
Kanunda öngörülen alt ve üst sınır arasında temel cezayı belirlemek hâkimin takdir ve değerlendirme yetkisi içindedir. Ancak, Anayasanın 141. 5237 sayılı TCK'nın 3., 5271 sayılı CMK'nın 34, 230 ve 289. maddeleri uyarınca hükümde bu takdirin denetime olanak sağlayacak biçimde, hak ve nesafet kurallarına uygun, dosya içeriği ile uyumlu yasal ve yeterli gerekçesinin gösterilmesi zorunludur. Bu minvalde, yasa metinlerdeki ifadelerin tekrarı bu metinlerdeki genel nitelikli ölçütler somut olaya ve failine özgülenmediği müddetçe yeterli bir gerekçe değildir. Bu açıdan yapılan değerlendirmede; sanık hakkında suçun işleniş biçimi de nazara alındığında temel ceza tayin edilirken alt sınırdan orantısız şekilde uzaklaşmayı gerektirir bir durum bulunmadığı gözetilmeden yazılı şekilde uygulama yapılarak TCK'nın 61. maddesine muhalefetle fazla ceza tayini,
Kanuna aykırı, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu sebepten dolayı BOZULMASINA, 06.04.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy