Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi
Suç : Başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerini kullanma
Hüküm : TCK'nın 268/1 maddesi delaletiyle 267/1, 51.maddeleri uyarınca mahkumiyet ,temyiz isteminin reddi
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
1- Mağdurun temyiz itirazları üzerine yapılan incelemede;
28.03.2013 tarihli talimat duruşmasında şikayetçi olmadığını beyan eden ve davaya katılma talebinde bulunmayıp katılan sıfatını almayan mağdurun hükmü temyiz etme yetkisi bulunmadığından, mağdurun temyiz isteğinin CMUK'nın 317. maddesi gereğince REDDİNE, ilişkin 05.11.2013 tarihli ek karar usul ve kanuna uygun bulunduğundan redde ilişkin hükmün ONANMASINA ,
2- Sanığın hükme yönelik temyiz itirazları üzerine yapılan incelemede ise;
a- “Başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması” suçunun oluşabilmesi için, failin işlemiş olduğu bir suç nedeniyle kendisi hakkında soruşturma veya kovuşturma yapılmasını engellemek amacıyla hareket etmesi gerekir, suç soruşturma veya kovuşturması için düzenlenenler dışındaki diğer resmi belgelerin düzenlenmesi sırasında görevlilere kimliği ile ilgili yalan beyanda bulunan failin eylemi TCK'nın 206/1. maddesinde öngörülen suçu oluşturur. Somut olayda; hakkında çıkarılan yakalama kararının infazını engellemek amacıyla kardeşine ait kimlik bilgilerini kullanan sanığın eyleminin TCK’nın 206. maddesinde tanımlanan “Resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan” suçunu oluşturacağı hukuki durumunun buna göre takdir ve tayini gerektiği gözetilmeden, suç vasfında yanılgıya düşülerek yazılı şekilde hüküm kurulması,
b- Kabul ve uygulamaya göre de;
aa- Mağdur hakkında soruşturma başlamadan önce gerçek kimliğini açıklayan sanık hakkında TCK'nın 269/1 maddesi uyarınca etkin pişmanlık dolayısıyla cezasından indirim yapılması gerektiği gözetilmeden fazla ceza tayini,
bb- Sanığın daha önce kasıtlı suçtan üç aydan fazla hapis cezasına mahkum edilmesi nedeniyle hakkında verilen cezaların ertelenemeyeceği hususunun gözetilmemesi,
cc- Tekerrüre esas mahkumiyeti bulunan sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 58/6. maddesi uyarınca mükerrirlere özgü infaz rejiminin uygulanmasına karar verilmemesi,
dd- Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih, 2014/140 E. 2015/85 sayılı iptal kararı ile TCK'nın 53. maddesindeki bazı düzenlemelerin iptal edilmiş olması nedeniyle bu karar doğrultusunda hüküm kurulmasında zorunluluk bulunması,
Kanuna aykırı olup, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu sebeplerden dolayı BOZULMASINA, CMUK'nın 326/son maddesi gereğince sonuç ceza ve erteleme yönünden sanığın kazanılmış hakkının saklı tutulmasına, 27.05.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy