Mahkemesi :Ağır Ceza Mahkemesi
Suç : Silahlı terör örgütüne üye olma
Hüküm : Her iki sanık hakkında da TCK'nın 314/2, 3713 sayılı
Kanunun 5, TCK'nın 62, 53, 58/9, 63 maddeleri uyarınca mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Sanık ... hakkındaki hükme yönelik yapılan temyiz incelemesinde;
Bozmaya uyularak yapılan yargılama sonunda toplanan deliller karar yerinde incelenip sanığın suçunun sübutu kabul, olay niteliğine ve kovuşturma sonuçlarına uygun şekilde vasfı tayin edilmiş, cezayı azaltıcı sebebin niteliği takdir kılınmış, savunmaları inandırıcı gerekçelerle reddedilmiş, incelenen dosyaya göre verilen hükümde bir isabetsizlik görülmemiş olduğundan, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA,
Sanık ... hakkındaki hükme yönelik yapılan temyiz incelemesinde;
Bozmadan önce hakkında beraat kararı verilmiş olan sanık hakkında bozma sonrası doğrudan zorla getirme kararı verilerek duruşma gününden önce, müdafii haberdar edilmeden ve müdafiiden yararlanma hakkı da hatırlatılmadan bozmaya karşı diyeceklerinin sorulması ve diğer duruşmalardan da sanık müdafiinin haberdar edilmediğinin dosya kapsamından anlaşılması karşısında; CMK'nın 147, 307/2 ve CMUK 326/2 maddelerine muhalefet edilerek yargılamaya devamla mahkumiyetine karar verilmek suretiyle savunma hakkının kısıtlanması,
Kanuna aykırı, sanıklar müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan sair yönleri incelenmeyen hükmün öncelikle bu sebepten dolayı BOZULMASINA, 16.02.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy