Mahkemesi :Ağır Ceza Mahkemesi
Suç: Silahlı terör örgütüne yardım etme
Hüküm: TCK'nın 220/7 ve 314/3. maddeleri delaletiyle 314/2, 220/7, 62, 53/1-2-3, 63, 3713 sayılı Kanunun 5.maddeleri gereğince mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Sanık müdafii Av. ...'in dinlenilmesini istediği tanıklara ilişkin mahkemeye sunduğu listede tanık ...'nın da isminin yer aldığı ve mahkemece 02.05.2012 tarihli ara kararı ile bu tanıkların görgüye dayalı doğrudan bilgileri olmadığı gerekçesi ile dinlenilmeleri talebinin reddine karar verildiğinden tebliğnamedeki bozma düşüncesine iştirak edilmemiştir.
1- Sanığın, Türkçe beyanda bulunmaması nedeniyle mahkemece sorgusunun yapılmadığının anlaşılması karşısında, hükümden önce 31.01.2013 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6411 sayılı Kanunun 1. maddesi ile CMK'nın 202. maddesine eklenen 4. fıkra hükmü uyarınca seçeceği tercüman vasıtasıyla savunma yapma hakkı olduğu hatırlatılıp CMK'nın 191. maddesi uyarınca sorgusunun yapılması, ayrıca soruşturma aşamasında anlatımları bulunan başka dosya sanığı ...'nın tanık sıfatı ile mahkemece duruşmada dinlenerek beyanlarının tespit edilmesinden sonra, iletişim tespit tutanakları ile dosya kapsamındaki tüm deliller birlikte değerlendirilmek suretiyle; sanığın telefon görüşme içeriklerine göre terör örgütünün talimatları gereği örgütün amaçları doğrultusunda yapılacak eylemleri organize etmeye çalışmak, bu yönde talimatlar vermek şekildeki eylemlerinin hiyerarşik yapısına dahil olmak suretiyle silahlı terör örgütüne üye olma suçunu oluşturup oluşturmayacağının tartışılması gerektiği gözetilmeden eksik araştırma ve yetersiz gerekçe ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
2- Kabul ve uygulamaya göre de;
a- Sanık hakkında tayin olunan temel cezadan önce TCK'nın 220/7-2. cümlesi uyarınca indirim yapılıp daha sonra 3713 sayılı Kanunun 5. maddesi uyarınca artırım yapılması gerektiğinin gözetilmemesi,
b- Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih, 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı iptal kararı ile TCK'nın 53/1. maddesindeki bazı düzenlemelerin iptal edilmiş olması nedeniyle bu karar doğrultusunda hüküm kurulmasında zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafilerinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı BOZULMASINA, CMUK'nın 326/son madde ve fıkrası uyarınca hükmolunan sonuç ceza yönünden kazanılmış hakkın saklı tutulmasına, 23.05.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.