Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi
Suç : Başkalarına ait kimlik veya kimlik bilgilerini kullanma
Hüküm : 5237 sayılı TCK'nın 206/1. maddesi gereğince beraat,
5237 sayılı TCK'nın 268/1. maddesi delaletiyle 267/1,
269/2, 62, 53/1-2-3.maddeleri gereğince mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabul ve nitelendirmede usul ve kanuna aykırılık bulunmadığından, diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir. Ancak;
1-Sanığın kardeşinin kimliğini kullanmak suretiyle işlediği suçla ilgili dosya ya da onaylı örneği getirilerek incelendikten sonra sanığın hukuki durumunu takdir ve tayini gerekirken eksik araştırma ile hüküm kurulması,
2-Sanığın yargılama sonunda belirlenen eyleminin hukuksal niteliğine göre hüküm kurulmakla yetinilmesi gerekirken, CMK’nın 225. maddesine aykırı biçimde eylemin bir niteliğinden beraat ve mahkemece takdiri olunan niteliğinden ise mahkumiyet kararı verilmesi,
3-T.C. Anayasa Mahkemesinin, TCK’nın 53. maddesine ilişkin olan, 2014/140 esas ve 2015/85 karar sayılı iptal kararının, 24.11.2015 gün ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanmış olması nedeniyle iptal kararı doğrultusunda TCK'nın 53. maddesindeki hak yoksunluklarının yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ...’ın temyiz itirazı bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, açıklanan nedenlerle tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, 28.06.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy