Mahkemesi :Sulh Ceza Mahkemesi
Suç: Muhafaza görevini kötüye kullanma
Hüküm: Beraat
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
24.10.2013 tarihli dilekçe ile davaya katılma talebinde bulunan müşteki vekilinin, katılma istemi hakkında olumlu ya da olumsuz bir karar verilmemişse de, suçtan zarar gördüğü bu nedenle davaya katılma ve hükmü temyiz etme hakkı olduğu anlaşıldığından CMK'nın 237/2. maddesi uyarınca davaya katılmasına karar verilerek yapılan incelemede;
Suç tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 2004 sayılı Kanunun 106. maddesi hükmü nazara alındığında; menkulün haczinden itibaren 1 yıl içinde satışın talep edilmesi gerektiği, 22.06.2010 tarihinde yapılan haciz işleminden sonra yasal süresi içerisinde satışın talep edilmediğinin anlaşılması karşısında, sanığın unsurları itibariyle oluşmayan atılı suçtan CMK'nın 223/2. maddesinin (a) bendi uyarınca beraatına karar verilmesi gerekirken, yüklenen suçun işlendiğinin sabit olmaması nedeniyle CMK'nın 223/2. maddesinin (e) bendi uyarınca beraatına karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden yargılama yapılması gerektirmeyen bu hususların aynı Kanunun 322. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hüküm fıkrasının (1) numaralı bendinin çıkarılarak yerine "Sanığın unsurları itibarıyla oluşmayan atılı suçtan CMK'nın 223/2-a maddesi gereğince beraatine" ibaresi yazılmak suretiyle diğer yönleri usul ve kanuna uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 02.06.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.