Mahkemesi :Sulh Ceza Mahkemesi
Suç : Hükümlü veya tutuklunun kaçması
Hüküm : TCK'nın 292/1, 62, 50/1a, 52/2-4, 63. maddeleri uyarınca mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Sanığın 05.03.2012 tarihinde hakkında verilen yol tutuklaması kararının infazı için adliyeden cezaevine sevki sırasında ve 18.03.2012 tarihinde tedavi altında iken hastaneden kaçması eylemi zincirleme olarak “Hükümlü veya tutuklunun kaçması” suçunu oluşturduğu halde, sanık hakkında TCK'nın 43. maddesinin uygulanmaması suretiyle eksik ceza tayin edilmesi aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamış, sanığın başka suçundan dolayı 05.03.2012 tarihinde gözaltında kalması ve aynı gün yol tutuklamasına karar verilmesi, 01.11.2013 tarihinde ise, üzerine atılı suç nedeniyle yakalanmış, ancak aynı gün yakalama sorgusunu yapan mahkemece serbest bırakılmasına rağmen başka suçtan cezaevine girmesi karşısında, gözaltı sürelerinin hatalı şekilde mahsubuna karar verilmiş ise de, bunun infaz aşamasında nazara alınması mümkün bulunmuş,
Adli para cezalarının yerine getirilmemesi halinde 6545 sayılı Kanunla değişik 5275 sayılı Kanunun 106/3. maddesi uyarınca infaz aşamasında resen uygulama yapılabileceğinden, 6136 sayılı Kanuna aykırılık suçundan kurulan hüküm fıkrasındaki TCK'nın 52/4 maddesi gereğince yapılan ihtar sonuca etkili görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre sanığın yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA, 27.05.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy