Mahkemesi :Ağır Ceza Mahkemesi
Suç: Devletin birliğini ve ülke bütünlüğünü bozma,
Kasten öldürme, 6136 sayılı Kanuna muhalefet
Hüküm: Sanıklar hakkında ayrı ayrı;
1-TCK'nın 302/1, 53, 58/9, 3713 sayılı Kanunun
5. maddeleri uyarınca mahkumiyet
2- TCK'nın 82/1-a, 53, 58/9, 3713 sayılı Kanunun
5. maddeleri uyarınca mahkumiyet
3- 6136 sayılı Kanunun 13/2, TCK'nın 52/2-4, 53,
58/9, 54, 3713 sayılı Kanunun 5. maddeleri uyarınca
mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Adli para cezalarının yerine getirilmemesi halinde 6545 sayılı Kanunla değişik 5275 sayılı Kanunun 106/3. maddesi uyarınca infaz aşamasında resen uygulama yapılabileceğinden 6136 sayılı Kanuna muhalefet suçundan kurulan hüküm fıkrasındaki TCK'nın 52/4. maddesi gereğince yapılan ihtarat sonuca etkili olarak değerlendirilmemiş; sanıkların gözaltında ve tutuklulukta kaldıkları sürelerin TCK'nın 63. maddesi uyarınca cezalarından mahsubuna karar verilmemesi infaz aşamasında gözetilebileceğinden bozma sebebi yapılmamış; Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı iptal kararının TCK'nın 53. maddesinin uygulanması yönünden infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür. Yapılan yargılama sonunda toplanan deliller karar yerinde incelenip, sanıkların üyesi bulundukları silahlı terör örgütünün Devletin birliğini bozma ve ülke topraklarından bir kısmını Devlet idaresinden ayırma amacına yönelik olarak vahamet arz eden olayları gerçekleştirdikleri, sanıkların sübutu kabul olunan eylemlerinin amaç suçun işlenmesi doğrultusundaki örgütsel bağlılık ile ülke genelindeki organik bütünlüğüne göre amacı gerçekleştirme tehlikesi yaratabilecek nitelikte olduğu belirlenip, kovuşturma sonuçlarına uygun şekilde vasfı tayin edilmiş, kasten öldürme ve 6136 sayılı Kanuna muhalefet suçlarının sübutu kabul edilmiş, savunmaları inandırıcı gerekçelerle reddedilmiş, incelenen dosya kapsamına göre verilen hükümlerde eleştiri nedenleri dışında bir isabetsizlik görülmemiş olduğundan, sanıklar müdafilerinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle kısmen re'sen de temyize tabi bulunan hükümlerin ONANMASINA, 11.05.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.