Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi
Suç : Başkalarına ait kimlik veya kimlik bilgilerini kullanma
Hüküm : 5237 sayılı TCK'nın 267/1, 62, 50/1-a, 52/2-4. maddeleri
uyarınca mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
1-Olay tarihinde önleme araması sırasında aracında 6136 sayılı Kanuna göre yasak niteliği haiz ateşli silah ve mermi bulunan sanığın ...'a ait kimliği polislere vermesi, ancak sanığın polislerce tanınan bir şahıs olması, polislerin sanığa adının ... olduğunu söylemeleri ve sanığın bu durumu kabul etmesi şeklinde gerçekleşen olayda, dosya kapsamında yer alan tutanaklarda gerçek kimliği ile imzasının bulunduğu hususu da nazara alındığında eyleminin TCK'nın 35. maddesi uyarınca teşebbüs aşamasında kaldığı gözetilmeden yazılı şekilde hüküm tesisi,
2-Gerekçeli karar başlığında suç adının "başkalarına ait kimlik veya kimlik bilgilerini kullanma" yerine "iftira" olarak yazılması,
3-TCK'nın 53. maddesinde düzenlenen hak yoksunluklarının uygulanması bakımından, Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih, 2014/140 E. 2015/85 sayılı iptal kararının gözetilmesi zorunluluğu,
4-Adli para cezalarının yerine getirilmemesi halinde 6545 sayılı Kanunla değişik 5275 sayılı Kanunun 106/3 maddesi uyarınca infaz aşamasında resen uygulama yapılabileceği nazara alındığında hüküm fıkrasında TCK 52/4 maddesi gereğince ihtarat yapılması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu sebeplerden dolayı BOZULMASINA, 25.04.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy