Mahkemesi : Asliye Ceza Mahkemesi
Suç : Cumhurbaşkanına hakaret
Hüküm : TCK'nın 299/1-2, 53, 63. maddeleri uyarınca mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Sanığın yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1-Olay tutanağı, CD inceleme tutanağı, sanık savunması ve tüm dosya kapsamına göre; asılsız ihbarı nedeniyle bulunduğu yere gelen kolluk görevlilerinin sanık hakkında işlem yapmak istemeleri üzerine, sanığın önce olay yerinde, akabinde doktor kontrolüne götürülürken polis aracında ve en son olarak da polis merkezine getirildiğinde hakaret içeren sözleri sarf etmesi şeklinde gerçekleşen olayda, bir suç işleme kararının icrası kapsamında değişik zamanlarda aynı suçun birden fazla işlenmesi nedeniyle TCK'nın 43/1. maddesi uyarınca zincirleme suç hükümlerinin tatbiki gerektiği gözetilmeden yasal ve yeterli olmayan gerekçe ile alt sınırdan ulaşılarak ceza tayin edilmesi,
2-Temel cezanın belirlenmesi esnasında TCK'nın 61/1. maddesinde gösterilen ölçütler nazara alınmak suretiyle, TCK'nın 3/1. maddesi uyarınca işlenen fiilin ağırlığıyla orantılı olacak şekilde, suçun işleniş biçimi, işlendiği yer ve zaman, meydana gelen zarar veya tehlikenin ağırlığıyla göz önünde bulundurularak alt ve üst sınırlar arasında hakkaniyete uygun bir ceza tayin olunması gerektiği gözetilmeden bu ölçütlere uymayacak şekilde alt sınırdan makul olmayan miktarda uzaklaşılmak suretiyle yazılı şekilde fazla cezaya hükmedilmesi,
3-Kabul ve uygulamaya göre de;
Katılan vekilinin hüküm verildikten sonra 02.08.2016 tarihinde UYAP ortamına aktarılan dilekçesi ile şikayetten vazgeçmiş olması karşısında, katılma
kararı hükümsüz kaldığından, vekalet ücretine hükmedilmemesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, bu sebeplerden dolayı hükmün BOZULMASINA, CMUK'nın 326/son maddesi gereğince ceza miktarı açısından kazanılmış hakkının saklı tutulmasına, 05.06.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy