Mahkemesi :Sulh Ceza Mahkemesi
Suç : Muhafaza görevini kötüye kullanma
Hüküm : TCK’nın 289/1, 62, 52/2, 53, 58, 63. maddeleri
uyarınca mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Dosya kapsamına göre haczin 19.03.2012 tarihinde yapıldığının ve haciz tarihi itibariyle 6352 sayılı Kanunun 38. maddesi ile 2004 sayılı Kanunda yapılan değişikliğin yürürlükte olmadığı da gözetilerek; anılan Kanuna eklenen geçici 10. madde hükmü uyarınca 6352 sayılı Kanun ile yapılan değişikliklerin bu Kanunun yürürlük tarihinden önceki takip işlemlerine yönelik olarak uygulanamayacağının anlaşılması karşısında; tebliğnamede bozma öneren 1 numaralı görüşe iştirak edilmemiştir.
Sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1-Suç tarihinde evli olan sanığın haczedilen ev eşyalarının ortak sahibi olmasına göre hakkında TCK'nın 289/1 - ikinci cümlesi uyarınca cezada indirim yapılması gerektiğinin gözetilmemesi,
2-TCK’nın 53. maddesinde düzenlenen hak yoksunluklarının uygulanması bakımından, Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih, 2014/140 E. 2015/85 sayılı iptal kararının gözetilmesi lüzumu,
3-Adli para cezalarının yerine getirilmemesi halinde 6545 sayılı Kanunla değişik 5275 sayılı Kanunun 106/3 maddesi uyarınca infaz aşamasında resen uygulama yapılabileceğinden, hüküm fıkrasındaki TCK’nın 52/4 maddesi gereğince ihtarat yapılması,
4-Sanığın tekerrüre esas alınan ... Asliye Ceza Mahkemesinin 22.02.2012 tarih ve 2012/598 esas, 2013/98 sayılı kararına konu hapis cezasına ilişkin mahkumiyet hükmünün 12.02.2013 tarihinde kesinleşmiş olması nedeniyle tekerrüre esas olmayacağı ve tekerrüre esas başka mahkumiyeti de bulunmadığı gözetilmeden, TCK’nın 58. maddesi uyarınca sanık hakkında mükerrirlere özgü infaz rejiminin uygulanmasına karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu sebeplerden dolayı BOZULMASINA, 05.05.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy