Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi
Suç: Başkalarına ait kimlik veya kimlik bilgilerini kullanma
Hüküm: 5237 sayılı TCK'nın 268. maddesi delaletiyle 267/1, 62, 53,58. maddeleri uyarınca mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
1-TCK'nın 268. maddesinde tanımlanan suçun oluşması için, failin, işlediği suç nedeniyle kendisi hakkında soruşturma ve kovuşturma yapılmasını engellemek amacıyla başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerini kullanmasının gerektiği, somut olayda; hakkında yapılmakta olan bir soruşturma nedeniyle verilen arama kararının yerine getirilmesi sırasında kimliğini ... olarak tanıtan ve düzenlenen yakalama ve üst arama tutanağını bu isimle imzalayan sanığın eyleminin, TCK'nın 206. maddesinde tanımlanan “Resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan” suçunu oluşturacağı, hukuki durumunun buna göre takdir ve tayini gerektiği gözetilmeden suç vasfında yanılgıya düşülerek yazılı şekilde hüküm kurulması,
2-Kabul ve uygulamaya göre de;
a-Sanığın adli sicil kaydına göre, en ağır cezayı içeren .... Asliye Ceza Mahkemesinin 06.12.2012 tarih, 2010/509 esas, 2012/1944 karar sayılı hırsızlık suçuna dair 2 yıl 6 ay hapsine ilişkin ilamının tekerrüre esas alınması gerektiğinin gözetilmemesi,
b-Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih, 2014/140 E. 2015/85 sayılı iptal kararı ile TCK'nın 53. maddesindeki bazı düzenlemelerin iptal edilmiş olması nedeniyle bu karar doğrultusunda hüküm kurulmasında zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazı bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, tekerrür uygulaması yönünden CMUK'nın 326/son maddesi uyarınca kazanılmış hakları gözetilerek hükmün bu sebeplerden dolayı BOZULMASINA, 10.05.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.