Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi
Suç : Başkalarına ait kimlik veya kimlik bilgilerini kullanma
Hüküm : TCK'nın 268/1. maddesi delaletiyle 267/1, 269/1, 62/1,
50/1-a, 52/2-4, 50/6, 58/6. maddeleri uyarınca
mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
1- TCK'nın 268. maddesinde düzenlenen suçun oluşabilmesi için failin işlediği suç nedeniyle kendisi hakkında soruşturma veya kovuşturma yapılmasını engellemek amacıyla başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerini kullanması gerektiği; somut olayda, hakkında soruşturma ve kovuşturma yapılmayan ancak başka suçlardan aranan sanığın, yol kontrolü yapıldığı sırada mağdura ait kimlik bilgilerini vererek kendisini ... olarak tanıtması şeklinde gerçekleşen eyleminin 5326 sayılı Kanunun 40. maddesinde yazılı kabahat niteliğinde bulunduğu gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması,
2- Kabul ve uygulamaya göre de;
a- Adli para cezalarının yerine getirilmemesi halinde 6545 sayılı Kanunla değişik 5275 sayılı Kanunun 106/3. maddesi uyarınca infaz aşamasında resen uygulama yapılabileceği nazara alınmadan hüküm fıkrasında TCK'nın 52/4. ve 50/6. maddesi gereğince ihtarat yapılması,
b- Sanık adli para cezasına hükmedilmiş olmasına göre, TCK'nın 58. maddesi uyarınca tekerrür hükümlerinin uygulanamayacağının gözetilmemesi,
Kanuna aykırı, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu sebeplerden dolayı BOZULMASINA, 29.04.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy