Mahkemesi :Ağır Ceza Mahkemesi
Suç : Silahlı terör örgütüne üye olma
Hüküm : TCK'nın 314/2, 3713 sayılı Kanunun 5, TCK'nın 62, 53, 58/9, 63. maddeleri uyarınca mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Hükmedilen cezanın süresine göre koşulları bulunmadığından sanık müdafiinin duruşmalı inceleme isteminin CMUK 318. maddesi uyarınca REDDİNE,
PKK silahlı terör örgütü üyesi olduğu anlaşılan sanığın, 12.09.2014 tarihinde diğer örgüt mensuplarınca kaçırılan ...'ın hürriyetinden yoksun bırakıldığı örgüt kampında, mağdurun yanında nöbet tutmak suretiyle hürriyeti tahdit suçundan Bitlis 1. Ağır Ceza Mahkemesince 01.03.2016 tarihinde verilen 2015/395 E. 2016/202 K. sayılı mahkumiyet hükmünün Dairemizin 2016/5047-4927 E-K sayılı ilamı ile onanarak kesinleşmiş olmasına, adı geçen mahkemenin aynı kararı ile sanığın Türk Ceza Kanununun 302. maddesi gereğince cezalandırılmasına dair verdiği hükmün, hürriyeti tahdit suçunun amaç suç bakımından vahim eylem niteliğinde olmadığı gerekçesi ile eylemin müsnet suçu oluşturmayacağı ve fakat TCK'nın 314/2. maddesinde düzenlenen silahlı terör örgütüne üye olmak suçuna temas edeceği gerekçesi ile bozulduğu anlaşılmakta ise de; sanığın teslim olduğu 24.02.2015 tarihinin suç tarihi olarak kabul edildiği Cizre Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen 2015/1776 sayılı soruşturma sonucunda düzenlenen 11.06.2015 tarih ve 2015/781 E. sayılı iddianamesi ile silahlı terör örgütüne üye olmak suçundan Cizre 1. Ağır Ceza Mahkemesine açılan dava sonunda mahkemenin 16.11.2015 tarih ve 2015/383 E. 2015/407 K. sayılı karar ile TCK'nın 221/2 ve CMK'nın 223/4 maddeleri uyarınca etkin pişmanlık hükümleri uygulanarak, sanık hakkında ceza verilmesine yer olmadığına dair verilen kararın 24.11.2015 tarihinde kesinleştiğinin anlaşılmasına, temyiz incelemesine konu eylemin, sanık hakkında örgüt üyeliğinden açılan ve etkin pişmanlık nedeniyle TCK'nın 221/2 ve CMK'nın 223/4. maddeleri gereğince ceza verilmesine yer olmadığına dair karar verilerek kesinleşen ilam ve bu ilama dayanak teşkil eden iddianamedeki suç tarihleri dikkate alındığında, yargılama konusu yapılmayan başkaca örgütsel faaliyetini ortaya koyan yeni bir delil bulunmaması da gözetilerek, aynı eylem nedeniyle daha önce yargılandığı görülen sanığın, bu kez hürriyeti tahdit suçunun amaç suç yönünden vahim eylem olarak vasıflandırılıp, TCK'nın 302. maddesi gereğince cezalandırılması talebiyle açılan davanın, eylemin amaç suç yönünden vahim nitelikte olmadığı da gözetildiğinde “no bis in idem” ilkesine aykırı ve mükerrir olarak açıldığının anlaşılmasına göre 5271 sayılı CMK'nın 223/7. maddesi gereğince reddine karar vermek gerekirken yazılı şekilde mahkumiyet hükmü kurulması,
Kanuna aykırı, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu nedenle BOZULMASINA, bozma gerekçesi dikkate alınarak sanık ...'nun TAHLİYESİNE, başka suçtan tutuklu veya hükümlü değilse derhal salıverilmesi için Cumhuriyet Başsavcılığına yazı yazılmasına, 22.06.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy