Mahkemesi :Ağır Ceza Mahkemesi
Suç: Terörizmin finansmanına iştirak
Hüküm: 6415 sayılı Kanunun 4, TCK'nın 62, 53, 58/9, 63, 54. maddeleri uyarınca mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Sanık müdafiinin yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Sanık hakkında Diyarbakır 6. Ağır Ceza Mahkemesinin 21.07.2010 tarih ve 2010/461 – 2010/432 sayılı kararı ile silahlı terör örgütüne yardım suçundan verilen mahkumiyet hükmünün, Yargıtay 9. Ceza Dairesinin 11.10.2013 tarih ve 2012/6766 – 2013/12505 sayılı ilamı ile sanığın eyleminin 6415 sayılı Kanunun 4. ve TCK'nın 37. maddesi uyarınca terörizmin finansmanına iştirak suçunu oluşturduğundan bahisle bozulmasına karar verildiği anlaşılmış ise de;
6415 sayılı Terörizmin Finansmanının Önlenmesi Hakkında Kanunun 4. maddesinde düzenlenen suçun oluşabilmesi için bir teröriste veya terör örgütüne fon sağlanması veya toplanması gerekmektedir.
İnceleme konusu olayda; ... kod isimli örgüt üyesinin, ... isimli şahsın Karlıova Ziraat Bankasına yatıracağı 1000 Euro parayı çekerek kendisine getirmesini istemesi nedeniyle, adına havale edilen parayı çekip teslim ettiği adı geçen örgüt üyesinin, bu paradan radyo almak için verdiği 550 Euro ve ayrıca 330 Türk Lirası ile 2 Adet radyo alıp götürmek üzere olduğu sırada radyolar ve artan para ile yakalanan sanığın, başka bir şahsın örgüte teslim edilmek üzere yatırdığı parayı çekip örgüt üyesine teslim etmekten ibaret eyleminin, silahlı terör örgütüne yardım suçunu oluşturacağı gözetilmeden, suç vasfında yanılgıya düşülerek silahlı terör örgütüne fon sağlama veya toplama suçundan yazılı şekilde hüküm kurulması,
2- Kabul ve uygulamaya göre de;
a-Örgüt mensubu olmayan sanık hakkında koşulları oluşmayan TCK'nın 58/9. maddesinin uygulanamayacağının gözetilmemesi,
b-Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih, 2014/140 esas 2015/85 karar sayılı kararı ile TCK'nın 53. maddesindeki bazı düzenlemelerin iptal edilmiş olması nedeniyle bu karar doğrultusunda hüküm kurulmasında zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, sanığın CMUK'nın 326/son maddesi uyarınca ceza miktarı itibariyle kazanılmış hakkı saklı tutularak, hükmün bu sebeplerden dolayı BOZULMASINA, 12.07.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.