Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi
Suç : Cumhurbaşkanına hakaret
Hüküm : TCK'nın 299/1-2, 53, 63 maddeleri uyarınca mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Sanığın suçunun sübutu kabul, olay niteliğine ve kovuşturma sonuçlarına uygun şekilde vasfı tayin edilmiş olduğundan sanık müdafiinin sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1-Gerekçeli karar başlığında suç tarihinin “24.05.2015” yerine “01.06.2016” olarak yazılması,
2-Sanığın Facebook adlı sosyal paylaşım platformu üzerinden yapmış olduğu 24.05.2015 ve 09.04.2015 tarihli paylaşımları bir bütün olarak değerlendirildiğinde ağır eleştiri mahiyetinde olduğundan basın ve ifade özgürlüğü kapsamında değerlendirilmesi gerektiği gözetilmeden orantılılık ilkesi ile bağdaşmayacak şekilde cezanın belirlenmesi,
3-Farklı tarihlerde birden çok defa Facebook adlı sosyal paylaşım platformu üzerinden paylaşımlarda bulunduğu tespit edilen sanık hakkında TCK 43/1. maddesinin uygulanmaması kanuna aykırı,
4-Katılan vekilinin hüküm verildikten sonra 05.08.2016 tarihli dilekçesi ile şikayetten vazgeçmiş olması karşısında, katılma kararı hükümsüz kaldığından vekalet ücretine hükmedilmemesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmekle, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu sebeple yerinde görüldüğünden hükmün BOZULMASINA, aleyhe temyiz bulunmadığından CMUK'nın 326/son maddesi gereğince ceza miktarı bakımından kazanılmış hakkının saklı tutulmasına 12.07.2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy