Mahkemesi :Ceza Dairesi
Suç: Silahlı terör örgütüne üye olma
Hüküm: TCK’nın 314/2, 62/1, 53/1, 58/9, 63 ve 3713 sayılı Kanunun 5/1 maddeleri gereğince verilen mahkumiyet kararına yapılan istinaf başvurusunun esastan reddi
Temyiz edenler: Sanık ve sanık müdafii
Bölge Adliye Mahkemesince verilen hüküm temyiz edilmekle;
Temyiz edenin sıfatı, başvurunun süresi, kararın niteliği ve temyiz sebebine göre dosya incelendi, gereği düşünüldü;
Temyiz talebinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi;
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
1- Sanığın BYLOCK kullanıcısı olduğuna dair delilin suçun sübutu açısından belirleyici olması karşısında, Dairemizin 2015/3 Esas 2017/3 Karar sayılı ilk derece mahkemesi sıfatıyla verdiği kararı ve 2017/1800 Esas ve 2017/4837 Karar sayılı dosyalar ile ByLock iletişim sistemine ilişkin açıklamalar ışığında, FETÖ/PDY silahlı terör örgütü mensuplarının kullanmaları amacıyla oluşturulan ve münhasıran bu suç örgütünün bir kısım mensupları tarafından kullanılan bir ağ olması nedeniyle; örgüt talimatı ile bu ağa dahil olunduğunun ve gizliliği sağlamak için haberleşme amacıyla kullanıldığının, her türlü şüpheden uzak, kesin kanaata ulaştıracak teknik verilerle tepiti halinde, kişinin örgütle bağlantısını gösteren delil olacağı gözetilerek; istinaf aşamasından sonra dosyaya geldiği anlaşılan sanığın BYLOCK haberleşme sistemini kullandığını ortaya koyan Burdur Cumhuriyet Başsavcılığının 07.09.2017 tarihli yazısı ekindeki Bylock tesbit ve değerlendirme tutanağı ve sanığın örgütsel bağ ve konumunu gösteren EGM KOM Daire Başkanlığının 19.10.2017 tarihli veri inceleme raporunun hükümden sonra gelmesi nedeniyle, 5271 sayılı CMK’nın 217.maddesi gereğince duruşmada sanık ve müdafiine okunup diyecekleri sorulduktan sonra bir karar verilmesi verilmesi gerekirken Kom Daire Başkanlığı tarafından düzenlenen yetersiz belgeye dayanılarak eksik araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
2-Suç tarihinin temadinin kesildiği yakalanma tarihi olan “17.08.2016” yerine gerekçeli karar başlığında “15.07.2016” olarak gösterilmesi,
Bozmayı gerektirmiş olup, sanık ve sanık müdafiinin temyizi itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, bu sebeplerden dolayı hükmün CMK'nın 302/2. maddesi uyarınca BOZULMASINA, sanığın tutuklulukta geçirdiği süre, bozma nedeni, atılı suç için kanun maddelerinde öngörülen ceza miktarı ve mevcut delil durumu gözetilerek tahliye talebinin reddi ile tutukluluk halinin devamına, 01.03.2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.