Mahkemesi :Ağır Ceza Mahkemesi
Suç: Silahlı terör örgütüne üye olmamakla birlikte örgüt adına suç işleme, Mala zarar verme, Kamu malına zararverme
Hüküm: 1-TCK'nın 314/3 ve 220/6 maddeleri delaletiyle TCK'nın 314/2, 220/6, 3713 sayılı Kanunun 5, TCK'nın 62, 53, 58/9 maddeleri uyarınca mahkumiyet,
2-Mala zarar verme suçlarından; CMK'nın 223/2-e maddesi uyarınca Beraat
3-Kamu malına zarar verme suçundan; CMK'nın 223/2-e maddesi uyarınca Beraat
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
CMK'nın 260. maddesi uyarınca katılan sıfatını alabilecek surette suçtan zarar görenlerin temyiz hakkının bulunduğu kabul edilerek, hükmü temyiz etmek suretiyle katılma iradesini ortaya koyan müşteki Maliye Hazinesinin CMK'nın 237/2. maddesi uyarınca mala zarar verme suçundan davaya katılmasına karar verilerek; Cumhuriyet savcısının, Maliye Hazinesinin ve PTT A.Ş Genel Müdürlüğünün temyiz taleplerinin mala zarar verme ve kamu malına zarar verme suçlarından verilen beraat kararlarına, sanık müdafiinin temyiz talebinin ise silahlı terör örgütüne üye olmamakla birlikte örgüt adına suç işleme suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik olduğu belirlenerek yapılan incelemede;
Gerekçeli karar başlığında suç tarihinin yakalama tarihi olan “09.12.2014” olarak gösterilmesi gerekirken “06.10.2014” olarak gösterilmesi mahallinde düzeltilebilecek maddi hata kabul edilmiştir.
Yapılan yargılama sonunda toplanan deliller karar yerinde incelenip, sanığın silahlı terör örgütüne üye olmamakla birlikte örgüt adına suç işleme suçunun sübutu kabul, olay niteliğine ve kovuşturma sonuçlarına uygun şekilde suç vasfı tayin edilmiş, cezayı azaltıcı sebebin niteliği takdir kılınmış, savunması inandırıcı gerekçelerle reddedilmiş, mala zarar verme ve kamu malına zarar verme suçlarının sübuta ermediği kabul edilmiş, incelenen dosyaya göre verilen hükümlerde bir isabetsizlik görülmemiş olduğundan, Cumhuriyet savcısı, katılanlar vekilleri ile sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle beraat ve mahkumiyete dair hükümlerin; üye ...'ın kamu malına zarar verme suçundan verilen karar yönünden karşı oyu ve oyçokluğuyla, diğer hükümler yönünden ise oybirliğiyle ONANMASINA, 09.04.2018 tarihinde karar verildi.
KARŞI OY:
Sanık hakkında kamu malına zarar verme suçundan kurulan beraat hükmünün onanmasına ilişkin sayın çoğunluğun düşüncesine katılmak mümkün olmamıştır; Zira,
Sanık hakkında kamu malına zarar verme suçundan açılan davada mahkeme ''kamu malına zarar verme suçundan (sanığın TOMA ya doğru taş attığı görüntülerle sabit ise de bu taşın Tomaya geldiği sabit olmayıp, eylemin zarar verme suçu açısından teşebbüs aşamasında kaldığının sabit olmadığı) kanaatiyle'' şeklinde anlaşılır olmaktan uzak gerekçe ile beraat kararı verildiği anlaşılmaktadır.
Mahkemenin kabulü kendi içerisinde çelişmektedir. Hem TOMA aracına taş attığı sabit kabul edilmiş ancak taşın TOMA aracına geldiğinin sabit olmadığı belirtilmiş, buna karşın gerekçenin devamında mala zarar verme suçu açısından eylemin teşebbüs aşamasında kaldığının sabit olmadığı vurgulanmıştır.
Dosya kapsamından sanığın olaylar esnasında güvenlik güçlerince kullanılan TOMA aracına doğru taş attığı MOBESE görüntüleri ile sabittir. Ancak sanığın attığı taşın Toma aracına isabet edip etmediği anlaşılamamaktadır. Sanığın TOMA aracına taş atma eylemi dışında ayrıca güvenlik güçlerine de taş attığı da olay görüntülerinden anlaşılmakta olup bu eylemi nedeniyle sanık hakkında görevi yaptırmamak için etkin direnme suçundan mahkumiyet hükmü tesis edilmiştir. Mala zarar verme suçu genel kasıtla işlenebilen bir suçtur. Olay görüntüleri sanığın savunması ve tüm dosya kapsamı ile TOMA aracına taş atma eylemi sanığın zarar verme kastını ortaya koymakta olup, teşebbüs aşamasında kalan bu eylemi nedeniyle sanığın kamu malına zarar vermeye teşebbüs etmek suçu sübut bulduğundan bu suça ilişkin beraat kararının bozulması görüşünde olduğumdan sayın çoğunluğun beraat hükmünün onanması yönündeki görüşüne katılmıyorum.